ZARIFSIN in English translation

elegant
zarif
şık
seçkin
güzel
mükemmel
kibar
hoş
zekice
graceful
zarif
güzel
nazik
endamlı
classy
şık
zarif
mükemmel
sosyetik
klâs
güzel
kaliteli
klasik
havalı
are exquisite

Examples of using Zarifsin in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Çok zarifsin.
You're graceful.
Oynamak için fazla mı zarifsin?
You too pretty to play?
Sen, Aton, zarifsin, ve muhteşem.
You, Aton, you're graceful, and great.
Sen zarifsin.
You're pretty.
Çok zarifsin.
Very kind.
Dürüst, cesur ve zarifsin.
You're honest and brave and kind.
Artık daha zarifsin.
You're more beautiful.
Görüşürüz Malpica. Her zaman çok zarifsin.
So long, Malpica. Always so dapper.
Çok zarifsin.
Very nice.
Sen çok zarifsin.
You're very gracious.
Ama sen hâlâ çok güzel ve zarifsin ve artık böyle bir yerde oturmuyorsun.
But you still are beautiful and elegant… and you don't live in this kind of place anymore.
Onlar gibi zarifsin ve yosunlu yerlerde gülüp oynar pınarlardan su içer
Like them, you are lissom and could frolic in mossy glades, drink at the springs,
sen adadaki geceler kadar zarifsin.
you're as delicate.
Uzun boylu ve çok zarifti… gözlerinin içi gülerdi.
She was tall and elegant.
Uzun boylu ve çok zarifti… gözlerinin içi gülerdi.
With laughing eyes. She was tall, very elegant.
Uzun boylu ve çok zarifti… gözlerinin içi gülerdi.
She was tall, very elegant, with laughing eyes.
Hepsi senden daha zarifti.
All more elegant than you.
Çok zariftir.
Very elegant.
Çok zarifti.
He's so elegant.
Çok zarifti.
It's very elegant.
Results: 49, Time: 0.0347

Top dictionary queries

Turkish - English