ZEBRALAR in English translation

Examples of using Zebralar in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Son sezon zebralar vardı.
Last season, it was zebras.
Süveterin karın bölgesi üstünde tüylü zebralar vardı. ve göğüs kısmının tam karşısında yine tüylü olan Kilimanjaro ve Meru Dağları bulunuyordu.
And it had fuzzy zebras walking across the stomach, and Mount Kilimanjaro and Mount Meru were kind of right across the chest, that were also fuzzy.
Göç eden zebralar Kenya Mara nehrini her yıl sadece belli bir kaç noktadan geçer.
Migrating zebra cross the Mara River in Kenya… on only a few occasions each year.
Ve bir aslanın bakış açısından, zebralar sistematik olarak kötüleşecektir.
And from the point of view of a lion, zebras are getting systematically worse,
Filler, kaplanlar, zebralar da dâhil her türlü hayvanım olsun, tavus kuşu gibi kuşlarım da olsun isterim.
With all kinds of animals like elephants and tigers and zebras, and my zoo would also have birds like a peacock.
Sırtlanlar ya da yaban köpekleri tarafından saldırıya uğradıklarında zebralar taylar ortada olacak şekilde yan yana toplanırlar ve aygır saldıran hayvanları uzaklaştırmaya çalışır.
When attacked by packs of hyenas or wild dogs a zebra group will huddle together with the foals in the middle while the stallion tries to ward them off.
Zebralar taya yakın hareket ediyor,
The zebras stay close to the foal,
Kelebekler… Termitler, zebralar… Tüm bu hayvanlar
Butterflies, termites, zebras, all these animals, and many more,
ama artık köyümüzden uzaktalar, çünkü doğal düzlükleri çoğaldı, zebralar, keseli ceylanlar ve her şey gibi.
away from our village, because the natural plain has multiplied, like zebras, springboks and everything.
zürafalar, zebralar ve su aygırları gibi birçok hayvanı gördüler.
such as lions, giraffes, zebras, and hippopotamuses.
Ama bu sefer zebralar onu fark etti ve sürüdekiler canlarını kurtarmayı başardı.
But this time it is spotted by the zebras and the tribe manage to escape with their lives.
Çünkü sihirli su birikintisini bulup çizgilerime kavuşana dek zebralar yağmur göremeyecek.
Because until I find the magic waterhole and get my stripes, the zebras won't have any rain.
Savanada yaşayan birçok hayvan gibi zebralar da su ve ota muhtaçtırlar
Like many animals living on the savanna, zebras are very dependent on water
Fakat kontra gölgelemeyi kullanan en çağdaş hayvanlar( mesela geyikler, zebralar ya da armadillolar) çok daha küçükler ve bir av olmaya çok daha açıklar;
But most contemporary animals that have countershading-- think deer, zebras or armadillos-- are much smaller and more vulnerable as prey,
Dışişleri Bakanlığı da doğruladı, Gordon Brody,'' Zebralar Amerikada'' çizgi dizisinin yaratıcısı… Zebralar Amerikada'' çizgi dizisinin Pakistan-Hindistan arasında rehin alındı.
The American State Department has confirmed that Gordon Brody creator of the animated series Zebras in America creator of the series, Zebras in America were taken hostage while vacationing in the Thar Desert.
Kurt sürüsünün avladığı zebraları gördün mü hiç?
Ever seen a zebra brought down by a pack of wolves?
Devasa zürafa, zebraların oyuncak gibi görünmesine neden oluyor.
The towering giraffe, who makes the zebra look like toys.
Dağ zebrası( Equus zebra), Equidae familyasından bir zebra türü.
The mountain zebra(Equus zebra) is a species in the family Equidae.
Zebram kazanırsa, beyaz kısrağını alırım.
My zebra wins, I get your filly, the white jumper.
Dinleyin beni, o zebranın diskalifiye edilmesini istiyorum!
You listen to me, I want that zebra disqualified!
Results: 128, Time: 0.0217

Top dictionary queries

Turkish - English