Examples of using Zil in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Joe Jones kafasına zil fırlatana dek Charlie Parker kimseyi tanımazmış.
Hastayım bu şarkıya, ondan zil sesim yaptım.
Gümüş Zil Katili( GZK) 1999-2002 yılları arasında altı cinayet işledi.
Zil sesini değiştirmeyi ciddi olarak düşünmelisin.
Orada zil vardı ama.
Zil devre dışı bırakılıp doğrudan hidrolik düğmesine bağlanmış.
Bu zil sesini duyduğunda, çıkıp sayılırsın.
Jo Jones kafasına zil fırlatmış.
Çok garip… Birisi zil sesimi değiştirmiş olmalı.
Cep telefonları zil ve titreşimli.
Zil sabah 6.00da çalar.
Başka zil sesi yok muydu?
Seni öptüğümde, zil sesleri duyar gibi oldum.- Neden?
Zil sesimi de sen değiştirdin o zaman?
Bu zil sesini duyduğunda, çıkıp sayılırsın. Hmm?
Belki zil çalışıyordur.
Hepsi çok meşguldür, zil dışında.
Hayır. Zil de.
Zil durak.
Bay Burns zil 48 kere çaldı.