Examples of using Zin in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Zin yendiği korsanların gücünü de yanımıza alıp ne var ne yok saldıralım!
Böylece adamlar yola çıkıp ülkeyi Zin Çölünden Levo-Hamata doğru Rehova dek araştırdılar.
İsrail topluluğu birinci ay Zin Çölüne vardı,
güneyde Edom sınırına, en güneyde de Zin Çölüne kadar uzanıyordu.
Zin Mar Aung( Şablon:
Çünkü ikiniz de Zin Çölünde buyruğuma karşı çıktınız. Topluluk sularda bana başkaldırdığında, onların önünde kutsallığımı önemsemediniz.›› -Bunlar Zin Çölündeki Kadeşte Meriva sularıdır.
Çünkü ikiniz de Zin Çölünde buyruğuma karşı çıktınız. Topluluk sularda bana başkaldırdığında, onların önünde kutsallığımı önemsemediniz.›› -Bunlar Zin Çölündeki Kadeşte Meriva sularıdır.
Zini gördün mü?
Zinin kızı mısın?
Seni Zhu Zine getiren nedir?
Doktor Zinin adası tam önümüzde.
Yaşadığım sürece Zhu Zini teröre boğdular.
O kıyafetiyle onu Zinin kedilerinden biri sanacaktır.
Zinin hava gemisinin konumunu belirledik Sayın Başkan.
Zinin kızı mısın? Annemin parasını ver!
Zinin kızı mısın? Annemin parasını ver!
Zinin kızı mısın? Annemin parasını ver!
Zinin kızı mısın? Annemin parasını ver!
Zine halsiz, hasta.
Zine bakmaya gidiyorum.