Examples of using Zona in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Şüphelinin kolunda da zona ilacı yüzünden ölü sinirler olduğundan.
Zona, Jorge, bu sabah nasılız?
Jorge ve Zona ameliyat istediler.
Zona gerçek miymiş?
Genelde Zona Norteye giderim.
Zona hala kanını istiyor. Yaklaşıyorlar!
Zona gerçek mi? Zona mı?
Zona hala kanını istiyor. Yaklaşıyorlar!
Zona olabilir. Bu ağrıyı açıklıyor.
Eric adamın arabasını Tijuanadaki Zona Norteye kadar takip etti.
SEATın Martorell ve Zona Franca kompleksleri arasındaki demiryolu bağlantısı,
Zona gibi omuriliğin sinir sistemini hedef aldığı için semptomlar ya sağda ya da solda ortaya çıkıyor.
Juan Carlos tarafından yapılmıştır ve SEATın Barselona serbest bölgesi( Zona Franca) kıyısındaki eski montaj tesisinin yerini almıştır.
Ikinci operatörünün zona olduğunu Ama bugün arayıp ve Sevillada çektiği film için birisine ihtiyacı olduğunu söyledi.
Böbrek üstü bezi aynı zamanda aldosteron( zona glomerulosada) ve seks hormonları( zona reticulosada) üretse de asıl salgı ürünü kortizoldur.
Virüsü babasından kapmış olabilir. Zona bulaşıcı değildir ama kızı daha önce suçiçeği geçirmediyse.
Bir sunucuya giriş yaptı. ve ardından Quantico, Virginiadaki hava kuvvetleri üssünde… Zona askerleri Siyah Gökkuşağı dosyalarına sızdı.
Federal yargıç olan Rona Perchik… zona aşısı aldıktan iki gün sonra ölümcül bir felç geçirdi.
Janeiro şehrinin Zona Sul bölgesinde yer alan bir lagündür.
anlaştıkları palyaço zona olmuş.