BASAR - Almanca'ya çeviri

druckt
basmak
yazdırabilirsiniz
baskı
basarız
baskıya
drückt
basarak
basabilirsiniz
bas
bastır
tuşuna basın
it
bastığınızda
tuşuna
itin
sıkmak
wenn
eğer
olur
zaman
ya
varsa
keşke
gelirse
herhangi
gelince
giderse
tritt
görülür
tekme
tekmelemek
girer
oluşur
basmak
ortaya çıkar
çıkar
meydana gelir
çekilin
drucken
basmak
yazdırabilirsiniz
baskı
basarız
baskıya

Basar Turkce kullanımına örnekler ve bunların Almanca çevirileri

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Programming category close
  • Computer category close
Müşterimizden birisi daha önce kendisini bir ekranda basar, bir sonraki siz misiniz?
Einer unserer Kunden druckt sich vorher auf einem Display aus, Sie werden der nächste sein?
Moda, Basar Sokak.
Moda, Basar Sokak.
Bazen yumuşak bir tüy daha ağır basar.
manchmal ist das weiche Haar des Alpakas stärker.
Ansızın, bir grup İsrail askeri evin ilk katını basar.
Plötzlich betritt eine Gruppe israelischer Soldaten den ersten Stock.
Ölü bir cesedi kazıp çıkartırsam beni kabuslar basar.
Ich bekomme Albträume, wenn der tote Körper ausgegraben wird.
Bu zaman ve biletinizin ilk kullanım tarihini basar ve yolculuk için geçerli kılar.
Dies druckt die Uhrzeit und das Datum der ersten Verwendung Ihres Tickets und macht es für die Fahrt gültig.
Babamı düşündüm. Kıçıma tekmeyı basar yada beni ödürür diye.
Als ich mich geoutet habe, dachte ich, dass mein Dad mich rausschmeißen oder töten würde,
Her neyse, Eliza aldığı mesajları düşünerek telesekreterinin düğmesine basar ancak dinleme tuşuna basacağına yanlış tuşa basar
Jedenfalls, Eliza drückt ihren Anrufbeantworter… glaubend, dass sie alle diese Mitteilungen bekommen hat… nur sie trifft den falsche Knopf…
Real, 1992 yılında Divi, Basar, Continent, Esbella ve Real-Kauf gibi küçük markaların satın alınarak tek bir marka haline dönüştürülmesi sonucu kuruldu.
Real entstand 1992 aus der Zusammenführung der Marktketten divi, basar, Continent, esbella und real-kauf.
Croix gibi bir ada, fazla miktarda para basar ve birşeyler satın alabilmek için ABDye gelir( darphaneleri sabah akşam durmadan çalışmaktadır)
St. Croix, Unmengen von Geld druckt und damit in die USA kommt, um Dinge zu kaufen- sie lassen ihre Druckerpressen Tag und Nacht laufen- dann
Ve biri bu ürünü kendi kişiselleştirilmiş tasarımıyla almak için hazır olduğunda'' Enter'' tuşuna basar ve bu veri 3D yazıcıların okuduğu veriye dönüştürülüp, muhtemelen birinin masaüstündeki, bir 3D yazıcıya gönderilir.
Und wenn man fertig ist und das Produkt erwerben möchte, mit dem personalisierten Design, klickt man"Enter" und die Daten werden konvertiert in die Daten, die ein 3D-Drucker lesen kann, werden an einen 3D-Drucker weitergeleitet, der vielleicht auf Ihrem Schreibtisch steht.
kenara çekilip frene basar, arabayı durdurur, dışarı çıkar,
das Bremspedal zu drücken, Sie steigen aus,
Ve oraya girmeyi basarsan bile etrafında ajanlar olacak.
Selbst wenn du da reinkommst, sind drei Agenten bei ihm.
Bakın, şuraya basarsanız, bütün fotoğrafları çıkıyor. Gerçekten mi?
Wenn Sie hier draufdrücken sehen Sie alle seine Fotos?
Belirtiler hissettiğinizde bir düğmeye basarsınız ve kısa bir EKG şerit kaydı yapılır.
Wenn Sie Symptome fühlen, drücken Sie eine Taste, und eine kurze EKG-Streifenaufnahme wird gemacht.
Eğer büyük miktarlarda dolar basarsak, bu savaşın sonucunu değiştirebilir. Sorowitsch.
Wenn wir viele Dollars drucken, kann das kriegsentscheidend sein. Sorowitsch.
Bir kere entera basarsam geri dönüş yok.
Wenn ich"Enter" gedrückt habe, gibt's kein Zurück mehr.
Her iki tuşa da basarken, telefonun titreştiğini hissedene kadar yaklaşık 10 saniye bekleyin.
Warten Sie, während Sie beide Tasten drücken, etwa 10 Sekunden, bis das Telefon vibriert.
Ama eğer bir vapur düğmeye basarsa, o vapurun yaşamasına izin vereceğim.
Wenn einer von euch allerdings vorher auf den Knopf drückt, lass ich dieses Schiff leben.
Bir kere entera basarsam geri dönüş yok.
Wenn ich Enter drücke, gibt es kein Zurück.
Sonuçlar: 43, Zaman: 0.0742

En çok sorulan sözlük sorguları

Turkce - Almanca