Halletmeye Turkce kullanımına örnekler ve bunların Almanca çevirileri
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Programming
-
Computer
işleri kendi yoluyla halletmeye çalıştı.
Bu olayı tekilayla halletmeye çalışmak.
Tamamdır. Burayı halletmeye çalışacağım.
beni uyumaktan alıkoyduğu şeklinde teorileri var… ve bunu halletmeye çalışıyorlar.
Yarına kadar bu işi halletmeye çalış.
Mı? Hayır, işleri farklı halletmeye çalışan Ollie 1.
Bunu olabildiğince çabuk halletmeye çalışacağım.
Bunu vakarla halletmeye çalışıyorum.
Şöyle güzelinden, sertçe bir geçirip tek hamlede halletmeye çalışacağım çünkü onu seviyorum.
her şeyi konuşarak halletmeye çalışır.
Önemli görüşmelerinizi perşembeye kadar halletmeye bakın.
iyi havalandırma halletmeye çalışıyorum.
Sorunları kabul etmediğini, halletmeye çalıştığını söyledim.
Yarına kadar bu işi halletmeye çalış.
Hayatımın açıklamasını senden dinlemek ne kadar zevkli olsa da… anladığıma göre bu sorunu halletmeye hiç niyetin yok.
O yüzden şimdilik rotanızda kalın. Bu sorunu halletmeye çalışmaktansa herkesin uzayda kalması daha kolay olacak.
Sen hallet Jake.
Benim evvela muhasebecisiyle halletmem gereken birkaç işim var, bu yüzden.
Halletmek, çabuk ve sessiz.
Hallet şunu Roy!