HALLETMEK - Bulgarca'ya çeviri

да се справя
baş
halletmek
idare
üstesinden
bir iş
свърша
bitirmez
sonum
bittikten
boşaldıktan
halletmek
işi
biter
yaptıklarımın
да го направим
bunu yapmak
bunu yapamam
yapayım
да се погрижа
ilgilenmek
halletmem
bakmam
ilgileneyim
işler
göz kulak
icabına
emin
да се справиш
baş
halletmek
idare
üstesinden
bir iş
да го направя
bunu yapmak
bunu yapamam
yapayım
да оправим
düzeltmek
tamir
onarmak
halletmemiz
düzeltmenin
iyileştirmeliyiz
telafi

Halletmek Turkce kullanımına örnekler ve bunların Bulgarca çevirileri

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
Ona bunu halletmek zorunda olduğumuzu söyledim ve o bunu kaldıramadı.
Казах му, че трябва да се погрижим, а не му понесе.
Bazen pis bir işi halletmek için kötü olmak gerekir.
За да свършиш мръсната работа, трябва сам да се изцапаш.
Benim bahsettiğim de bu, halletmek.
За това говоря- да се справим.
Hayır, kiralık katillerin işlerini halletmek için işkenceye ihtiyaçları yoktur.
Не, наемният убиец не мъчи жертвите си, за да свърши работа.
bunu resmi olarak halletmek zorundasın.
трябва да го направи официално.
Gireyim mi? Büyük iç yaraları halletmek üzereyim.
Почти свърших с големите вътрешни рани.
Halletmek birkaç günümü aldı.
Отне ми няколоко дни да се справя.
Kendim halletmek istiyorum.
Аз искам. Искам сам да се справя.
Bunu halletmek zorundayız.
Трябва да се измъкнем от това положение.
Kendim halletmek istiyorum.
Искам сам да се справя.
Bunu nasıl halletmek istersin?
Как искаш да подходим?
Pis işini halletmek için arkadaşlarını da buraya getiriyorsun?
Трябваше да викнеш приятелите ти да ти свършат мръсната работа?
Başkanı halletmek daha kolay olurdu?
По-лесно е да пречукаш президента. Какво ще правим?
Sanırım siz bunu halletmek zorunda kalacak olan kişi değilsiniz.
Предполагам, че не сте този, който трябва да се заеме с това.
Tek istediğim halletmek için iki gün daha.
Искам два дни, за да се оправя с всичко.
İşimizi halletmek için. Sen işleri batırdıktan sonra.
Да свърши работата, в която ти се провали.
Bir şeyi halletmek mi istiyorsun?
Нали искаш да се занимавам с нещо?
Böyle meseleleri halletmek için yöntemlerimiz var.
Имаме начини да се справяме с такива ситуации.
Bugün halletmek istediğim şey o değil.
Това не е нещо, с което искам да се занимавам днес.
Temel alarmları halletmek için hiç vakit kalmadı.
Ще се справя с алармите за нула време.
Sonuçlar: 94, Zaman: 0.0826

En çok sorulan sözlük sorguları

Turkce - Bulgarca