HALLETMEK - Almanca'ya çeviri

machen
yapmak
yapıyor
yapar
yapabilirsiniz
yapabilir
yapacak
yapın
işi
hale
yapayım
erledigen
yapmak
var
bitirmek
öldürmek
halletmek
icabına
regeln
kural
halletmem
klären
çözmek
düzeltmek
halletmem
açıklığa kavuşturmak
netleştirmek
halledebiliriz
işi
darum kümmern
halletmek
ilgilenemiyorum
bununla ilgilenmem
schaffen
yaratmak
yapmak
kurmak
yapabilir mi
başarır
başarmak
yaratır
oluşturmak
yaratın
handhaben
ele
halletmek
kullanım
kullanabilir
idare
yönetmek
baş
durchziehen
yapmak
yapacak mısın
halletmek
işi
devam
schon
zaten
hadi
daha
şimdiden
beri
haydi
de
hiç
önceden
uzun
hinkriegen
yapma
düzelteceğimi
işi
halledebiliriz
düzeltmemiz
başarmak

Halletmek Turkce kullanımına örnekler ve bunların Almanca çevirileri

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Programming category close
  • Computer category close
Ve onu doğru düzgün göremiyorum bile. Her şeyi kendi başına halletmek istiyor.
Sie will alles selbst machen und ich sehe sie so gut wie nie.
Bunu kendin halletmek zorundasın.
Sie müssen das alleine schaffen.
Kimsenin yardımı olmadan halletmek istedim.
Ich wollte mich ohne fremde Hilfe darum kümmern.
Swamy, Abu ile birlikte geldiyse, Sen gitmeden önce bir şeyler halletmek istiyor.
Wenn Swamy mit Abu gekommen ist, er will etwas erledigen, bevor du gehst.
Ara onu. Ona burada olduğumu, ve bazı şeyleri halletmek istediğimi söyle.
Sag ihm, dass ich hier bin und dass ich die Dinge klären will. Ruf ihn an.
Stephanie bunu kendi başına halletmek istedi.
Stephanie wollte das alleine regeln.
Ama halletmek üzere. Hayır.
Aber schon bald.- Nein.
Bunu nasıl halletmek istiyorsun?
Wie willst du das handhaben?
İşleri farklı mı halletmek istiyorsun?
Du willst Dinge anders machen?
Reyes diğer kaçırma işini Halletmek istiyor.
Reyes will die andere Sache durchziehen.
Hesabı kendim halletmek istiyorum.
Ich möchte mich selbst darum kümmern.
İkisini de evde halletmek istedi.
Er wollte sie beide bei dem Haus erledigen.
Bu sorunu medeni insanlar gibi halletmek istiyorum.
Ich will, dass wir das wie zivilisierte Menschen klären.
Galiba bu işi tek başıma halletmek istiyorum.
Ich will es lieber alleine schaffen.
Blair bunu kendi başına halletmek istiyor.
Blair will das alleine regeln.
Sanırım kendin halletmek zorundasın.
Du musst es wohl selbst machen.
Peki bunu nasıl halletmek istiyorsun?
Also, wie wollen Sie das handhaben?
Tamam. Biliyorum, her şeyi kendin halletmek istiyorsun.
Ok. Ich verstehe, dass du es alles selbst hinkriegen willst.
Hayır.- Ama halletmek üzere.
Aber schon bald.- Nein.
Belli ki Sara bunu tek başına halletmek istiyor.
Sara will das offensichtlich allein erledigen.
Sonuçlar: 139, Zaman: 0.0753

En çok sorulan sözlük sorguları

Turkce - Almanca