A CANDY in Turkish translation

[ə 'kændi]
[ə 'kændi]
şeker
sugar
candy
sweet
cute
taffy
diabetes
diabetic
bir candy
candy
şekerci
sugar
candy
sweet
cute
taffy
diabetes
diabetic
şekeri
sugar
candy
sweet
cute
taffy
diabetes
diabetic
şekerin
sugar
candy
sweet
cute
taffy
diabetes
diabetic
çikolata
chocolate
cocoa
candy bar
fudge

Examples of using A candy in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Let's get a candy apple.
Hadi elma şekeri alalım.
I'm like a candy cane in a black and white movie.
Siyah beyaz bir filmde macun şekeri gibiyim.
It's like a candy store. Twenty-four/seven action, if you can get in.
Eğer içeri girebilirsin şekerci dükkânı gibi.
Offering Father Armando a candy during his last visit.
Collenin Peder Armandoya son ziyaretinde verdiği şekeri.
I felt like a kid in front of a candy store.
Çocuk gibi hissediyordum. Kendimi şekerci dükkanı önündeki.
You could smell a candy wrapper and find a little kid in a well.
Sen, küçük bir kız gibi araba bagajına saklanmış kağıtlı şekeri bulabilirsin.
Boy, i feel like a car in a candy store.
Araba gibi hissediyorum! Oğlum! Şekerci dükkanındaki.
And a candy apple, please.
Bir de elma şekeri lütfen.
And if not, I have a standing date at a candy store.
Tabii. Bir şey olmazsa da şekerci dükkânında olacağım.
And the old man had a candy cane!
Meğer yaşlı adamın baston şekeri varmış!
Come on, let's get a candy apple.
Hadi elma şekeri alalım.
No, you want a candy apple.
Hayır, elma şekeri istiyorsun.
Our challenge this week is to make a shirt out of things we find in a candy store.
Bu haftaki görevimiz şekerciden bulduklarımızla tişört yapmak.
I knew a Candy Cane once.
Eskiden bir, Candy Cane tanırdım.
I will give you a candy necklace.
Sana şekerli kolye veririm.
Remember when I took Max to get a candy bar?
Maxı şekerciye götürdüğüm zamanı hatırlıyor musun?
How about a candy?
Ya şekere ne dersin?
You got me a candy necklace?
Şekerden kolye mi aldın?
You wouldn't happen to have a candy cane, would you?
Baston şekeriniz var mı acaba?
You remind me of a candy cane.
Bana şekerleri hatırlatıyorsun.
Results: 498, Time: 0.0502

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish