CANDY in Turkish translation

['kændi]
['kændi]
şeker
sugar
candy
sweet
cute
taffy
diabetes
diabetic
candy
candi
çikolata
chocolate
cocoa
candy bar
fudge
şekeri
sugar
candy
sweet
cute
taffy
diabetes
diabetic
şekerleri
sugar
candy
sweet
cute
taffy
diabetes
diabetic
şekerci
sugar
candy
sweet
cute
taffy
diabetes
diabetic

Examples of using Candy in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
And the ltalians are still angry at us about what happened with the candy store.
İtalyanlar hâlâ bize kızgın Ve şekerci dükkânında olanlar için.
Phillip my bag with candy.
Phillip benim şekerle dolu çantam.
On aisle 5: Candy, cookies, cereal, pickles.
Koridor: Şekerler, kurabiyeler, tahıl gevrekleri, turşular. 5.
It's irresponsible to feed candy to babies.
Bebekleri şekerle beslemek sorumsuzcadır.
Wait! Chocolate, candy, bread, love and dreams!
Beni bekleyin! Çikolata, şekerler, ekmek, aşk ve hayaller!
Altoids, butterscotch candy, Jelly Bellies, and Turkish delight.
Nefes açıcılar, karamelli şekerler,… jelibonlar, Türk lokumları.
sweet jelly and candy.
jelibon ve şekerler.
With ice cream and cotton candy. I guess I wasted my time.
Dondurma ve pamuk şekerle zamanımı boşa harcamışım sanırım.
Doesn't touch a drop of liquor but is death on candy.
Hiç ağzına içki sürmez ama üzerindeki şekerler öldürebilir.
A pillowcase of candy versus two weeks off school.
Şekerle dolu yastık kılıfı ve iki haftalık tatil.
It comes with candy.
Şekerle birlikte gelir.
Now do cotton candy.
Şimdi pamuk şekerle yap.
I will feed you candy like a little bird.
Bir kuş gibi seni şekerle besleyeceğim.
celebrate with a giant gold-And-Green cotton candy!
yeşil renkli pamuk şekerle kutluycam!
And here you are with just one cotton candy.
Şimdi burada bir pamuk şekerle duruyorsun.
I have been talking to King Candy.
Ben Kral Şekerle konuştum.
I mean, last night, I- I'm obsessed with candy.
Demek istediğim, dün gece şekerle takıntılıyım.
While he played the piano. They fed him candy.
Piano çalarken onu şekerle beslediler.
Do you have any of that Christmas candy I gave you?
Sana verdiğim noel şekerlerinden kaldı mı?
Have you got any candy?
Şekeriniz var mı?
Results: 7271, Time: 0.0411

Top dictionary queries

English - Turkish