A DINNER in Turkish translation

[ə 'dinər]
[ə 'dinər]
yemek
food
dinner
to eat
lunch
meal
cook
supper
dish
chow
dining
akşam
tonight
evening
afternoon
dinner
p
p.m
supper
akşam yemeği yediğim
yemeğe
food
dinner
to eat
lunch
meal
cook
supper
dish
chow
dining
yemekli
food
dinner
to eat
lunch
meal
cook
supper
dish
chow
dining
yemeği
food
dinner
to eat
lunch
meal
cook
supper
dish
chow
dining
bir yemegi

Examples of using A dinner in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
In Genoa they're throwing a dinner party for 1 0,000 people.
Cenovada 10,000 kişilik yemekli parti veriyorlar.
Listen, we want to invite you guys to a dinner party tonight.
Bakın, sizi bu gece yemeğe davet etmek istiyoruz.
He just hired us to do a dinner party at his house this weekend.
Bu hafta sonu, evindeki yemekli partiyi bizim düzenlememizi istiyor.
To a dinner party tonight. Listen, we want to invite you guys.
Bakın, sizi bu gece yemeğe davet etmek istiyoruz.
We're having someone who might make a dinner companion for you.
Yemekte sana eşlik edecek biri olacak.
I'm meeting my girlfriend Lemon at a dinner party tonight.
Bu geceki yemekte, kız arkadaşım Lemonla buluşacağım.
I got a dinner meeting at Nobu Malibu, and I'm already late.
Nobu Malibuda bir toplantı yemeğim var ve şimdiden geciktim.
What a dinner!
Ne yemekti ama!
I have a dinner with Maiden and I can't be late.
Malden ile yemeğim var geç kalamam.
You snatch a dinner from a runner, you best be prepared to become its replacement.
Eğer bir habercinin yemeğini kaparsan, onun yerini almaya hazır olmak.
Now, sweetie, wasn't there a discussion about a dinner together?
Pekala, tatlım, bu geceki yemekle ilgili aramızda bir konuşma geçmemiş miydi?
The invitation said this was a dinner in my honor.
Davetiyede yemeğin benim onuruma olduğu yazıyordu.
I said you had a dinner.
Senin yemekte olduğunu söyledim.
I just have a couple of questions about a dinner party you were at in 1937.
De katıldığınız yemekle ilgili bir kaç sorum olacak.
And he's expecting a dinner of his own.
Hem kendi yemeğini ister o.
And a dinner here is never second best.
Olmaz buradaki yemekler ikinci kalite.
And a dinner here is never second best.
Buradaki yemekler hep en iyisidir.
They had a dinner party.
Evrensel yemekler vardı.
Won't even leave the table during a dinner party.
Benim için yemekte masadan bile kalkmaz.
I came to get some wine for a dinner party at a friend's.
Bir arkadaşın yemeğine götürmek için biraz şarap almaya gelmiştim.
Results: 972, Time: 0.0405

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish