A FROG in Turkish translation

[ə frɒg]
[ə frɒg]
kurbağa
frog
toad
froggy
bullfrog
lefrog
kurbağaya
frog
toad
froggy
bullfrog
lefrog
kurbağayı
frog
toad
froggy
bullfrog
lefrog
kurbağalar
frog
toad
froggy
bullfrog
lefrog

Examples of using A frog in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
A frog. My dear, I have no time for frogs..
Canım kurbağalarla uğraşacak zamanım yok.
Uglier than a frog?
Kurbağadan daha çirkinsin?
A fight between a rabbit and a frog.
Tavşanla kurbağanın dövüşü.
He will last as long as a fly in a frog swamp.
Kurbağaların etrafında uçan bir sinek kadar şansı olacak.
A frog. My dear, I have no time for frogs.- A what?
Canım kurbağalarla uğraşacak zamanım yok. -Kurbağa! -Ne?
No. You are getting a frog, okay?
Kurbağanı alacaksın, tamam mı? Hayır!
I met a frog scientist at.
Kurbağacı bilim adamıyla tanıştım.
You're just singing the same song a frog sang.
Kurbağayla aynı şarkıyı söylüyorsun.
That wanker's got a frog football shirt on. Hey.
Şu sersem, kurbağaların formasını giymiş! Hey.
If a frog had wings it wouldn't bump it's ass hopping.
Eğer kurbağanın kanatları olsaydı hoplamak için kıçını yere vurmazdı.
What's a frog got to do with it?
Kurbağanın, bununla ne ilgisi var?
And I a frog.
Ben de kurbağayım.
Manuel said that any fish that ate a bug was some kind of a frog.
Manuel, böcek yiyen balıklar bir çeşit kurbağadır derdi.
A frog. My dear, I have no time for frogs.- A what?
Ne? -Kurbağa! Canım kurbağalarla uğraşacak zamanım yok?
That wanker's got a frog football shirt on. Hey,!
Hey, kızlar! Şu sersem, kurbağaların formasını giymiş!
She went for a run, stepped on a frog and buried something.
Koşuya gitmiş, bir kurbağaya basmış ve bir şey gömmüş.
You got yourself a frog chick.
Kendine Fransız bir piliç almışsın.
People bet on how far a frog could jump.
İnsanlar bir kurbağanın ne kadar atlayacağı için bahis oynuyorlardı.
You got a frog in your throat?
Boğazına kurbağa mı kaçtı?
Did Tom actually eat a frog?
Tom gerçekten kurbağa yedi mi?
Results: 603, Time: 0.036

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish