A MILLION in Turkish translation

[ə 'miliən]
[ə 'miliən]
bir milyon
million
billion
milyonlarca
million
billion
hundreds of millions of
bir milyona
million
a mil
bir milyondan
million
billion
milyonlarcası
million
billion
hundreds of millions of
bir milyonluk
million
billion
milyonlarcasını
million
billion
hundreds of millions of
bir milyonda
million
billion
milyonlarcasının
million
billion
hundreds of millions of

Examples of using A million in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Three hundred brave Greeks held off a Persian army of a million men.
Cesur Yunanlı, bir milyonluk Pers ordusunu durdurdu.
Government says… killed a million of'em last year alone.
Hükümet, sadece geçen sene… milyonlarcasının öldürüldüğünü söylüyor.
Maybe… a million o'clock.
Belki saat bir milyonda.
We will kill a million more. For every human you save.
Kurtardığın her insan için milyonlarcasını öldüreceğiz.
Ain't no secret about that. A million bucks.
Bir milyonun gizli bir tarafı yok.
But… we only received that invitation after the suicide toll had rapidly reached a million.
Ama bu daveti ancak intihar sayısı hızla bir milyona ulaştıktan sonra aldık.
A million of them.
Pam screwed the Yakuza out of a million bucks of amphetamines.
Pam, Yakuzadan bir milyonluk amfetamin çaldı.
Government says they killed a million of'em last year alone.
Hükümet, sadece geçen sene… milyonlarcasının öldürüldüğünü söylüyor.
Of holding on to that ledge! Paige, you have a one in a million shot!
Paige, o kayıta tutunma olasılığın, bir milyonda bir!.
Sell none of the original or a million of these.
Ya özgün olandan hiç satamamak… ya da bundan milyonlarcasını satmak.
I would have thought a million would look much more than that.
Bir milyonun… bundan çok daha fazla görüneceğini düşünürdüm.
I'm still a million bucks shy of being a millionaire.
Milyoner olmak için hala bir milyona ihtiyacım var.
A million of them return to Talan eachyear to nest in its fields of boulders.
Milyonlarcası her yıl kayalık alanlarında yuva kurmak için… Talana döner.
And I have just offered Edward a million new circumstances.
Ve az önce Edwarda bir milyonluk bir koşul sundum.
Paige, you have a one in a million shot of holding on to that ledge!
Paige, o kayıta tutunma olasılığın, bir milyonda bir!.
If you have seen one beheading, you have seen a million.
Bir kafa kesme gördünüz mü, milyonlarcasını görmüş kadar olursunuz.
Today, Hiroshima is a thriving city of over a million people.
Bugün Hiroşima, bir milyonun üzerindeki nüfusuyla, gelişmekte olan mamur bir şehirdir.
How the hell are you? Still a million bucks shy of a millionaire.
Nasılsın bakalım? Milyoner olmak için hala bir milyona ihtiyacım var.
I got a million of them.
Bende milyonlarcası var.
Results: 10624, Time: 0.0421

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish