A PACEMAKER in Turkish translation

[ə 'peismeikər]
[ə 'peismeikər]
bir pil
battery
a pacemaker
cell
pacemaker
kalp piline

Examples of using A pacemaker in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
You can track a pacemaker.
Kalp pilini takip edebilirsin.
He needs a pacemaker.
Pacemakera ihtiyacı var.
So, I don't have a pacemaker.
Ee, benim bir kalp pilim yok ki.
Tom has a pacemaker.
Tomun bir kalp pili var.
That I needed a pacemaker. The first doctor told me.
İlk doktor kalp pili taktırmam gerektiğini söyledi.
The first doctor told me that I needed a pacemaker.
İlk doktor kalp pili taktırmam gerektiğini söyledi.
Gromov bought a pacemaker, never had it installed.
Gromov bir kalp pili almış… ama onu hiç taktırmamış.
Gromov bought a pacemaker but never had it installed.
Gromov bir kalp pili almış… ama onu hiç taktırmamış.
Look, he's had a pacemaker.
Bak, bir kalp düzenleyicisi var.
Ignore me for two months and call me to do a pacemaker?
Ay sonra bunun için mi çağırılıyorum?
But we're gonna need to insert a pacemaker Before you go home.
Ama evinize dönmeden önce, bir kalp pili yerleştirmemiz gerekiyor.
I have a pacemaker in my chest for my weak heart.
Zayıf bir kalbim olduğundan göğsümde bir kalp pili var.
I have a pacemaker for my weak heart.
Zayıf bir kalbim olduğundan göğsümde bir kalp pili var.
I have a pacemaker for my weak heart.
Zayıf bir kalbim olduğu için kalp pilim var.
I have a pacemaker in my chest for my weak heart.
Zayıf bir kalbim olduğu için kalp pilim var.
I don't have a pacemaker.
benimki farklı bir tür. -Babaannemde var.
Unless you're using a pacemaker, Or a titanium hip,
Kalp pili kullanmadıkça,… ya da titanyum kemik,…
Why he's paying for a pacemaker service he doesn't need. Go. See if this kid can explain.
İhtiyacı olmayan bir pil hizmeti için niye para ödediğini öğrenin.- Gidin.
probably due to the electrical shock, so I had to implant a pacemaker.
Elektrik şoku yüzünden olmalı. Kalp pili takmak zorunda kaldım.
to the circadian system, but also a role as a pacemaker itself.
aynı zamanda“ pacemaker” olarak da bir rol oynayabileceği hipotezinde bulunmuştur.
Results: 77, Time: 0.0403

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish