A PINE in Turkish translation

[ə pain]
[ə pain]
çam
pine
fir
spruce

Examples of using A pine in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
There's a pine tree on Shishkin's painting.
Shishkinin resminde bir çam ağacı var.
Thinking outside the box might lead to Bell putting our medical careers in a pine box.
Kutunun dışında düşünmek Belle yol açabilir tıbbi kariyerimizi bir çam kutusuna koyuyoruz.
It's-- it's probably just the-- the-- the wind… blowing a pine cone against the door three times in rapid succession.
Büyük ihtimal rüzgardır. Kapıya çam kozalakları çarpıyor. Ard arda üç defa.
I recently discovered… a tiny gland, no bigger than a pine nut, that is the meeting place,
Geçenlerde küçük bir bezi keşfettim çam fıstığından daha küçüktü.
But if you really love them, you can go with the mahogany special. if you want to bury someone in a pine box, you can.
Çam ağacından yapılmış olanla birini gömmek istiyorsan, yaparsın… ama o kişiyi gerçekten seviyorsan… özel maundan yapılmış tabutu tercih edebilirsin.
Don't cross the Namýk Kemal bridge Or you will frighten the duck I planted a pine in your mother's p*sy And then put her on a truck.
Geçme Namık Kemal Köprüsünden ürkütürsün vakvakları ananın şeysine çam diktim git topla kozalakları.
Properties or businesses owned by Robert Kirkland within 100 miles of the capitol… In close proximity to a pine forest.
Hükümet binasının yüz elli km çevresindeki Robert Kirklande ait mülkleri araştırmanı istiyorum özellikle çam ormanlarına yakın olanları.
Well, um, for years, i have been shampooing… my daughter maggie's hair with a pine tar shampoo.
Şey, yıllardır kızım Maggienin saçını çam reçinesi şampuanıyla… şampuanlıyorum.
With a pine tar shampoo. Well, for years I have been shampooing my daughter Maggie's hair.
Şey, yıllardır kızım Maggienin saçını çam reçinesi şampuanıyla… şampuanlıyorum.
Buried in a pine box, improperly sealed… buried only two feet below the surface.
Çam ağacından bir kutuda gömüldü, uygunsuz kapatıldı… yüzeyden sadece iki adım mesafeye gömüldü.
With flags flying higher than a pine She seems so sweet she means us well.
Bir çam ağacından daha yüksekte uçan bayraklar ile çok sevimli ve güzel görünüyor bize.
I'm telling you, man, she had a pine tree air freshener in her underpants.
Sana söylemiştim dostum, donunun altında havayı temizleyen bir çam ağacı var.
Afterwards, the bear's skull was hung high upon a pine tree so its spirit could re-enter the heavens.
Ardından ayının ruhu cennete dönsün diye kafatası yüksek bir çam ağacının tepesine yerleştirilirdi.
Putting our medical careers in a pine box. Thinking outside the box might lead to Bell.
Kutunun dışında düşünmek Belle yol açabilir tıbbi kariyerimizi bir çam kutusuna koyuyoruz.
Than a pine.
Bir Çamdan.
A pine tree.
Çam ağacı.
Or a pine.
Ya da çam.
A pine nut tree.
Çam fıstığı ağacı.
Under a pine tree.
Oraya çam ağacının altına.
Morning in a Pine Forest.
Çam Ormanından Sabah.
Results: 3163, Time: 0.0349

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish