A PLASMA in Turkish translation

[ə 'plæzmə]
[ə 'plæzmə]
plazma
plasma

Examples of using A plasma in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Yeah, yeah, and you go up there for a free weekend, and all you do is listen to their sales pitch, and you get a plasma TV.
Evet, bedava bir hafta sonu için gidip sadece satış konuşmalarını dinliyorsun. Ve sana bir plazma televizyon veriyorlar.
Anyway, you can beat me with your tail, you can barbecue me with a plasma blast, you can lightly massage my shoulders
Her neyse, kuyruğunla bana vurabilirsin plazma topunla beni barbeküye çevirebilirsin hafifçe omuzlarıma
at its boiling point, and if heated high enough would enter a plasma state in which the electrons are so energized that they leave their parent atoms.
yeterince yüksek derecede ısıtılırsa plazma haline geçer. Plazma halinde elektronlar oldukça enerjilidir bu yüzden atomlarından ayrılırlar.
it starts producing antibodies? They then call it a plasma cell.
olur dendiğinde plazma hücresi olarak adlandırılır.
known as a plasma cell.
aldığında) plazma hücresi olarak da bilinen etkileyici hücreye de farklılıklaşır.
a bowl of soup, a plasma conduit-- whatever we tell it to do.
ve oradan-- bir fincan kahveni alırsın, bir kase çorba-- bir plazma kanalı yapmasını söylediğimizde.
the effect of insulin is still prominent even if both plasma glucose and insulin levels were already low, causing a plasma glucose level eventually much lower than the baseline level.
insülin seviyeleri zaten düşük olsa bile insülinin etkisi hala belirgin olup, plazma glukoz seviyesinin, başlangıçtaki seviyeden daha düşük olmasına neden olmasıdır.
Since the interplanetary medium is a plasma, it has the characteristics of a plasma, rather than a simple gas;
Gezegenler arası ortam plazma olduğu için, basit bir gazdan ziyade plazmanın özelliklerini taşır; örneğin, elektriksel olarak iletken( Heliyosferik akım sarımından kaynaklanan) olan Güneşin manyetik alanı ile beraber taşınır, heliyopozda veya gezegensel manyetosfer ile temasa geçerek plazma çift katmanları oluşturur,
A plasma conduit exploded.
Bir plazma kanalı patladı.
A plasma injector conduit.
Bir plazma enjektör iletim hattı.
Looks like a plasma.
Plazma akımına benziyor.
That's a plasma fire.
Bu bir plazma ateşi.
Looks like a plasma discharge.
Plazma boşalmasına benziyordu.
It's a plasma cannon.
O plazma silahıydı.
It's a plasma charge.
Bir plazma patlayıcısı.
That or a plasma detonator.
Ya da bir plazma patlatıcısı.
This is a plasma rifle.
Bun bir plazma silahı.
It's a plasma screen.
Bu bir plazma ekran.
A plasma conduit just exploded.
Bir plazma kanalı patladı.
This is called a plasma sphere.
Bunun adı plazma küre.
Results: 2709, Time: 0.0377

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish