A SLIDE in Turkish translation

[ə slaid]
[ə slaid]
kaydı
cream
skating
skiing
sliding
curd
sürgülü
slide
bolted
a bolt-action

Examples of using A slide in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
You guys have a slide? Carl?
Carl?- Kaydırağınız mı var?
And… I think our pool should have a slide.
Ve bence havuzumuzun bir de kaydırağı olmalı.
You just put a memory stick in and it makes a slide show.- Wonderful!
Taşınabilir belleği takıyorsun, slayt gösterisi yapıyor.- Harika!
Oh, there's a slide. It goes right into the pool.
Oh orda bir kayak var doğruca havuza gidiyor.
And make you a slide.
Ve sana bir toka yapalım.
There's going to be a slide there.
Orada bir kaydırak olacak.
A slide projector is an opto-mechanical device for showing photographic slides..
Slayt projektörü, fotoğraf slaytlarını göstermek için kullanılan opto-mekanik bir cihazdır.
I made that up because I just wanted to put up a slide of the Mola mola fish.
Uydurdum, çünkü sadece slayt koymak istedim… ay balığının.
Would you prefer a slide or a spiral staircase? Not a problem.
Kaydırağı mı tercih edersin yoksa döner merdiveni mi? Sorun değil.
Not a problem. Would you prefer a slide or a spiral staircase?
Kaydırağı mı tercih edersin yoksa döner merdiveni mi? Sorun değil?
When I watch a slide show I like a snack.
Slayt gösterisi izlerken bir şeyler atıştırmayı severim.
I had a slide that said'Breakdown.
Çöküş yazan bir sunumum vardı.
She fell off a slide in a playground.
Oyun parkında kayıp düştü.
Derek, I went to the trouble of making a slide.
Derek, o kadar uğraşıp slayt gösterisi yaptım.
I'm gonna need my boys to take a slide on this too.
Adamlarımı da bu işten sıyırmam lazım.
Here's a slide that Alisa Miller showed at a previous TED Talk.
İşte Alisa Miller ın bir önceki TED konuşmasında gösterdiği slayt.
You just put a memory stick in and it makes a slide show.
Taşınabilir belleği takıyorsun, slayt gösterisi yapıyor.
Look, there's a slide.
Bakın, şurada bir kaydırak var.
An1}inches off this tubing here and make you a slide.
Şu tüpü biraz kısaltıp sana bir… slide yaparız.
you know, into a slide.
biliyorsun, slayta.
Results: 103, Time: 0.0411

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish