A WARRIOR in Turkish translation

[ə 'wɒriər]
[ə 'wɒriər]
bir savaşçı
warrior
fighter
bir savasçi
warrior
bir savaşçının
warrior
fighter
bir savaşçıya
warrior
fighter
bir savaşçıyı
warrior
fighter

Examples of using A warrior in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
And I wish to serve a warrior and a lord.
Gerçek bir savaşçıya ve bir lorda, iyi bir lorda hizmet etmek istiyorum.
And here, the sacred Testimony revealed That a warrior would Unite the cantons.
Ve burada, bir savaşçının kantonları birleştireceği… kutsal şehadet ortaya çıkıyor.
They elected a warrior and they got a wimp.
Bir savaşçıyı seçtiler ve korkakla karşılaştılar.
When courage is needed, she becomes a warrior. But.
Cesur olması gerektiğinde bir savaşçıya dönüşür. Ama.
A warrior. He views history through the eyes of a hunter.
Tarihe, bir avcının, bir savaşçının gözüyle bakıyor.
Major Dallas, I first would like to salute a warrior.
Büyük bir savaşçıyı selamlarım. Binbaşı Dallas, öncelikle.
Hades Dai knows no fear to attack a warrior as great as you.
Hades Dai senin kadar büyük bir savaşçıya saldırmaktan hiç korku duymuyor.
Who am I to judge a warrior based on his size?
Bir savaşçıyı cüssesine göre tartacak biri değilim?
This land needs a warrior at its heart to bring its people out of the darkness.
Bu topraklar, halkını karanlıktan çıkaracak bir savaşçıya ihtiyaç duyuyor.
I'm looking for a warrior.
Bir savaşçıyı arıyorum. Senin gibi giyinmiş.
This land needs a warrior at its heart to bring its people through this darkness!
Bu topraklarda halkını karanlıktan çıkaracak bir savaşçıya ihtiyaç var!
Major Dallas, I first would like to salute a warrior.
Binbaşı Dallas öncelikle sizin gibi bir savaşçıyı selamlarım.
A peacock is defeated by a warrior of black and white.
Bir tavus kuşu siyah beyaz bir savaşçıya mağlup oluyor.
A warrior of great skill and anger.
Çok yetenekli ve öfkeli bir savaşçıya.
The problem is they elected a warrior and got a wimp. Traitor.
Hain. Sorun da bu. Bir savaşçıyı seçtiler ve korkakla karşılaştılar.
My uncle once told me about a warrior who had a fine stallion.
Amcam bir keresinde bana iyi bir aygır olan bir savaşçıyı anlattı.
I'm the one who's surprised that the child from back then has now turned into a warrior.
Çok şaşırdım o zamanki çocuk bir savaşçıya dönüşmüş.
Are you listening? He says he cannot lose a warrior like Bajirao.
Dinliyor musun? Bajirao gibi bir savaşçıyı kaybetmek olamaz diyor.
He says he cannot lose a warrior like Bajirao… Are you listening?
Dinliyor musun? Bajirao gibi bir savaşçıyı kaybetmek olamaz diyor?
She's more than just a warrior.
O sadece bir savaşçıdan daha fazlası.
Results: 1227, Time: 0.0436

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish