A WIZARD in Turkish translation

[ə 'wizəd]
[ə 'wizəd]
bir büyücü
wizard
warlock
a sorcerer
magician
sorceress
witch
mage
magus
a necromancer
's a charmer
bir sihirbaz
magician
a wizard
a wiz
sorcerer
magic
a mesmerist
bir büyücünün
wizard
warlock
a sorcerer
magician
sorceress
witch
mage
magus
a necromancer
's a charmer
bir büyücüyle
wizard
warlock
a sorcerer
magician
sorceress
witch
mage
magus
a necromancer
's a charmer
bir büyücüyü
wizard
warlock
a sorcerer
magician
sorceress
witch
mage
magus
a necromancer
's a charmer

Examples of using A wizard in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
I quite liked having a Wizard around. That's a shame.
Çok yazık. Yanımda bir büyücünün olması iyi oluyordu.
We need to find a man, a wizard named Felix faust.
Felix Fasut adında bir büyücüyü bulmamız gerekiyor.
Happen to cross with a wizard. Dementors don't just wander into a muggle suburban.
Ruh Emiciler öylesine bir Muggle banliyösüne gidip… tesadüfen bir büyücüyle karşılaşmazlar.
Harry Crane is a wizard.
Harry Crane tam bir sihirbaz.
That's a shame. I quite like having a wizard around.
Çok yazık. Yanımda bir büyücünün olması iyi oluyordu.
I miffed off a wizard, and he took my eyes.
Bir büyücüyü mahvettim ve gözlerimi aldı.
We need to find a man, a wizard named Felix faust.
Felix Faust adında bir büyücüyü arıyoruz.
I'm no equal to a wizard!
Ben bir büyücüye asla eşit olamam!
He meets a wizard on the way… Wizard told him about the treasure in the pond.
Yolda bir sihirbazla karşılaşır… sihirbaz göldeki hazineyi anlattı.
Never sell a wizard an expired fishing license.
Bir büyücüye sakın süresi dolmuş balıkçılık lisansı satma.
You're a wizard, aren't you?
Sen bir büyücüsün, değil mi?
Then we wouldn't need a Wizard anymore.
O halde artık bir Büyücüye ihtiyacımız olmazdı.
We already have a Wizard, and I gotta get him back.
Bizim zaten bir büyücümüz var ve ben onu geri getireceğim.
Yeah, he looks like a wizard.
Evet, bir büyücüye benziyor.
Yeah, he looks like a wizard.
Bir büyücüye benziyor. Evet.
I happened upon a wizard today.
Bugün bir büyücüye gittim.
Why does a wizard need a pet?
Neden bir sihirbazın bir hayvana ihtiyacı var?
You ever met a wizard before?
Daha önce hiç bir sihirbazla tanıştın mı?
Prison for a wizard of the earth.
Dünyanın bir büyücüsü için zindan.
Maybe a wizard is exactly what we need.
Belki de ihtiyacımız olan şey bir büyücüdür.
Results: 531, Time: 0.0411

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish