ABOUT ISLAM in Turkish translation

[ə'baʊt iz'lɑːm]
[ə'baʊt iz'lɑːm]
i̇slam hakkında
i̇slamla ilgili
i̇slam konusunda
i̇slamiyetle ilgili

Examples of using About islam in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
He doesn't know anything about Islam.
İslam hakkında hiçbir şey bilmiyor.
Why not?- She doesn't know a thing about Islam.
İslam hakkında hiçbir şey bilmiyor. Neden?
It's written about Islam.
Burada İslam hakkında yazıyor.
Abdullah when he made a presentation about Islam and uh.
İslam hakkında bir sunum yaparken Abdullaha rastladım.
He gives a bad picture about Islam.
İslama kötü bir görüntü veriyor.
What do you know about Islam?
İslam hakkında ne biliyorsun?
What would you know about Islam…?
Müslümanlık hakkında ne bilirsiniz ki?
Fadil didn't have much knowledge about Islam back then.
Fadıl o zaman İslam hakkında fazla bilgiye sahip değildi.
Want to learn about Islam?- How do you know I don't?
İslam hakkında bir şeyler öğrenmek istemediğimi nerden biliyorsunuz?
Fadil didn't know anything about Islam.
Fadıl, İslam hakkında hiçbir şey bilmiyordu.
Sami was asking a lot of questions about Islam.
Sami İslam hakkında çok sorular soruyordu.
So I went forth to talk about Islam and how it is… my regular teaching.
İşte sonrasında, İslam hakkında konuşmaya başladım, zaten bu benim her zaman öğrettiğim şeydi.
With him and Clay talking about Islam. Seems like Chin Gigante's got some kind of FBI tape.
İslamiyetle ilgili konuştuğu bir FBI kasedi var. Görünüşe göre Chin Gigantenin elinde Malcolmla Clayin.
To understand hunger or… or anger or desperation. Tory, you don't have to know a lot about Islam.
Açlığı, öfkeyi ya da umutsuzluğu anlamak için… İslam hakkında aşırı bilgi sahibi olmaya gerek yok.
Seems like Chin Gigante's got some kind of FBI tape with him and Clay talking about Islam.
Görünüşe göre Chin Gigantenin elinde Malcolmla Clayin… İslamiyetle ilgili konuştuğu bir FBI kasedi var.
Instead, he proposes that families come together to the Friday prayer as they could listen to the sermon and learn about Islam together.
Bunun yerine ailelerin cuma namazına birlikte gitmelerini ve vaazı birlikte dinleyip İslam hakkında bilgi edinmelerini öneriyor.
Really Ö we havenít still come to your question about Islam, but no interest at all in what they think.
İslamla ilgili sorunuza hâlâ gelemedik. Ama ne düşündükleriyle hiç mi, hiç ilgilenmiyorum.
he asked us these questions about Islam.
bize İslam hakkında sorular sordu.
I would seen Judaism only as a kind of prelude to Christianity, and I knew nothing about Islam at all.
Yahudiliği bir tür Hristiyanlığın öncülü olarak görmüştüm, İslam hakkında ise hiçbir şey bilmiyordum.
of prelude to Christianity, and I knew nothing about Islam at all.
yoğun dini geçmişime rağmen. Yahudiliği bir tür Hristiyanlığın öncülü olarak görmüştüm, İslam hakkında ise hiçbir şey bilmiyordum.
Results: 62, Time: 0.0401

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish