ABRASIONS in Turkish translation

[ə'breiʒnz]
[ə'breiʒnz]
sıyrıklar
scratch
abrasions
scrapes
flesh wound
graze
yaralar
wound
scar
injury
bruises
sore
work
band-aids
gash
lesions
çizik
scratch
scrapes
dent
abrasions
yara var
izi
sign
trace
mark
trail
prints
tracks
scar
footprints
impression
indication
sıyrık
scratch
abrasions
scrapes
flesh wound
graze
sıyrıkları
scratch
abrasions
scrapes
flesh wound
graze
aşınmalar
sıyrıklara
scratch
abrasions
scrapes
flesh wound
graze

Examples of using Abrasions in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Small abrasions and visible bruising of the neck.
Boynunda küçük aşınmalar ve gözle görülür ezikler var.
I see cuts and abrasions along the trachea, there and there.
Ben orada ve orada, trakea boyunca kesik ve sıyrıkları bkz.
There were no abrasions or bruising to indicate that a car hit him.
Ona bir arabanın çarptığını gösterecek hiçbir sıyrık ya da morarma yok.
There's vulvar bruising, but no internal tearing or abrasions.
Ama iç kısımda bir yırtılma ya da aşınma yok.
He's got deep abrasions and bruising on the neck and shoulders.
omuzlarda derin sıyrıklar ve çürükler var.
Threadlike abrasions indicate the play of cable against the edge of the office window.
Belirsiz aşınmalar, ofis camının köşesindeki kablonun oynadığını gösteriyor.
The abrasions suggest the victim's wrists were tied.
Sıyrıklara bakılırsa, maktulün bilekleri bağlıymış.
Which could explain these abrasions.
Bu da, bu sıyrıkları açıklıyor.
umpteen abrasions.
sayısız sıyrık.
Sid? What about these abrasions?
Sid, bu sıyrıklara ne diyorsun?
And visible bruising of the neck. Small abrasions.
Boynunda küçük aşınmalar ve gözle görülür ezikler var.
Okay, but can I at least bandage the abrasions?
Tamam ama en azından sıyrıkları bandajlayabilir miyim?
No significant wounds or abrasions.
Belirgin bir yara ya da sıyrık yok.
Abrasions on the spine.
Omurgasında aşınmalar var.
Whatever caused these abrasions is gone.
Bu sıyrıklara her ne sebep olduysa gitmiş.
We found no semen but latex abrasions point to the use of protection.
Meni bulamadık ama lateks sıyrıkları korunulduğunu belirtiyor.
Aside from a few bruises and abrasions, she's fine.
Bir tarafında bir kaç çürük ve sıyrık olmuş, o iyi.
Fresh abrasions on the metal suggest that it was forcefully engaged.
Metal üzerindeki taze aşınmalar, zorla açıldığı izlenimi uyandırdı.
Look at these abrasions.
Şu sıyrıklara bak.
Once I turned her over, I saw these abrasions across her upper back.
Arkasını çevirince sırtının üst kısmındaki bu sıyrıkları gördüm.
Results: 192, Time: 0.0715

Top dictionary queries

English - Turkish