Examples of using Izi in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Onu parmak izi alabilmek için temizleyelim,
Diş izi daha büyük olurdu.
Babam izi bile kalmaz dedi.
Gel buraya. Bunlar kesin tavşan izi değil.
Micke anlatmaya çalıştığım şey buydu. Kuantum izi.
Ayak izi kurbanın göğsüne tekme yediğini gösteriyor.
Aynı zamanda görülebilir bir diş izi var. Büyük hayvan saldırılarında görülenlerle tutarlı.
Parmak izi bakalım.
Lastik izi, bir yağ sızıntısı… şanzıman suyu?
Bu izi görüyor musun?
İşimiz bitince izi bile kalmayacak.
Dün geceki ziyaretçimiz ise, iki ayaklı bir yaratık izi bırakmıştı.
Bu mümkün, ekipmanlar bir tür… enerji izi yayıyor olabilir.
Sosyal medyada hiçbir izi olmayan tanıdığım tek kişisin sanırım.
Bu yanık izi nasıl oluştu?
Zorla girilme izi var mıydı? Bir sorayım?
OYİ aldığımız kan izi fotoğraflarını inceliyor… baksana.
Ayakkabı izi, kot ipliği,
Buradaki ayakkabı izi… oldukça büyük ve derin.
Çünkü beni midemdeki çizgi kaslarımın çizgisidir sezeryan izi değil.