UNTRACEABLE in Turkish translation

takip edilemez
untraceable
cannot be traced
izlenemez
sign
trace
mark
trail
prints
tracks
scar
footprints
impression
indication
i̇zi sürülemeyen
i̇zi sürülemez
i̇zlenemeyen
sign
trace
mark
trail
prints
tracks
scar
footprints
impression
indication
i̇zlenemez
sign
trace
mark
trail
prints
tracks
scar
footprints
impression
indication

Examples of using Untraceable in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
In unmarked, untraceable, American currency.
İşaretlenmemiş, izlenemez, Amerikan para birimi.
That way, anytime we take money in, it's completely untraceable.
Böylelikle, parayı ne zaman içine atsak tamamen takip edilemez oluyor.
It's fast-acting and untraceable.
Hızlı etki eder ve izi sürülemez.
I was told you wanted something untraceable and something fast.
İzi sürülemez ve hızlı bir şey istediğini söylediler.
Well done. $300 million in untraceable diamonds.
Aferin. İzlenemez elmaslarda 300 milyon dolar.
The news said the money was untraceable.
Haberler paranın izlenemez olduğunu söyledi.
He was moving money from our personal accounts offshore somewhere-- untraceable.
Paraları kişisel hesabından yabancı bir yere aktarıyordu-- takip edilemez bir yere.
Of course. The mind wipe should be untraceable.
Tabi. Zihin temizlemenin izi sürülemez olmalı.
Million in untraceable diamonds. Well done.
Aferin. İzlenemez elmaslarda 300 milyon dolar.
And something fast. I was told you wanted something untraceable.
İzi sürülemez ve hızlı bir şey istediğini söylediler.
But they were ghosts. Untraceable.
Onlar hayaletti ama, izlenemez.
They will be untraceable the minute they get through customs with new identities.
Gümrükten yeni kimliklerle geçtikleri an takip edilemez olacaklar.
The mind wipe should be untraceable. Of course.
Tabi. Zihin temizlemenin izi sürülemez olmalı.
Untraceable burners.
İzlenemez, kullan-at telefonlar.
This drive gives you access to 2.4 billion pound sterling in untraceable currency.
Bu disk size 2,4 milyar Pound Sterlin izlenemez nakit paraya erişim sağlayacak.
His victim received a mysterious and untraceable payment to her bank account.
Kurbanının banka hesabına gizemli ve takip edilemez bir ödeme yapılıyor.
his daughter's cellphone is off and currently untraceable.
kızın cep telefonu kapalı ve izlenemez durumda.
Untraceable. Sorry!
Pardon. Takip edilemez.
What's that gold marking? Untraceable.
Bu altın işaret nedir? Takip edilemez.
A million in bonds, untraceable.- Get real!
Gerçekçi ol! 1 milyonluk senet, izlenemez.
Results: 220, Time: 0.0611

Top dictionary queries

English - Turkish