ACID in Turkish translation

['æsid]
['æsid]
asit
acid
acidic
acidity
ph
asidi
acid
acidic
acidity
ph
asidin
acid
acidic
acidity
ph
aside
acid
acidic
acidity
ph
acidi

Examples of using Acid in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
You don't want to splash battery acid on you, you're careful not to do that.
Akü asidinin üzerinize sıçramasını istemezsiniz. Bu yüzden dikkatli davranırsınız.
One was drinking battery acid, the other was eating fireworks.
Biri akü asidini içiyormuş, diğeri havai fişek yiyormuş.
I will dissolve a bicuspid in nitric acid and do a chemical work-up.
Kesici dişleri nitrik asitte eritip kimyasal çalışmaları yapacağım.
We have nitric acid, glycerin and a special mixture of my own.
Nitrik asidimiz, gliserinimiz ve bana ait özel bir karışımımız var.
The arms and legs he would dissolve with acid and lime in the bathtub.
Kolları ve bacakları asitte eritip, küvete dökecekti.
Each amino acid is more
Diğer amino asitler farklı mikrosistinlerde az
You know how many people I have dissolved in acid?
Kaç insanı asitte erittim biliyor musun?
He prepared silicotungstic acid, one of the first examples of the complex inorganic acids..
Karmaşık inorganik asitlerin ilk örneklerinden biri olan silikotungstik asiti hazırladı.
And some acid water. On today's menu,
Ve de asitli su var. mercimek,
For the first time, we're seeing uric acid elevated.
Öncelikle ürik asidinin yükseldiğini görüyoruz.
For the first time uric acid is elevated.
Öncelikle ürik asidinin yükseldiğini görüyoruz.
These sutures are multifilament, which is for more sensitive tissue. made of polyglycolic acid.
Bu dikişlerde poliglikolik asitten yapılmış… multiflimanet iplik kullanılmış.
Acid quicksand. That's why you never see any of your siblings.
Asitli bataklık. Bu yüzden kardeşlerini göremiyorsun.
Eat it. Here's your half of the sunshine acid.
Kahrolası srtk. Gneşışığı asidinin yarısı burada. Ye şunu.
The molecular chemical thing had 137. The acid room had 149.
Vardı. Asitli oda 149du.
The acid room had 149. The molecular chemical thingy had 137.
Asitli oda 149du.- 137 vardı.
The molecular chemical thing had 137. The acid room had 149.
Asitli oda 149du.- 137 vardı.
The acid room had 149. The molecular chemical thing had 137.
Asitli oda 149du.- 137 vardı.
From the doctor? Dissolved one of the coins in hydrochloric acid.
Bozukluklardan birini hidroklorik asitte erittim. Doktordan mı?
Maybe he dissolved it in acid. Maybe.
Belki asitte eritmiştir. Belki.
Results: 3318, Time: 0.0578

Top dictionary queries

English - Turkish