AGGRESSIVELY in Turkish translation

[ə'gresivli]
[ə'gresivli]
agresif
aggressive
confrontational
belligerent
aggression
agressive
saldırgan
aggressive
attacker
violent
assailant
offensive
hostile
vicious
aggressor
unsub
shooter
saldırganca
aggressive
attacker
violent
assailant
offensive
hostile
vicious
aggressor
unsub
shooter
agresifçe
aggressive
confrontational
belligerent
aggression
agressive
atılgan bir şekilde

Examples of using Aggressively in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
a man like that would act aggressively.
öyle bir adam saldırganca davranabilir.
Wouldn't present this aggressively.- Autoimmune.
Otoimmün. -Bu kadar saldırgan olamaz.
Perhaps if we had pursued it sooner… and more aggressively.
Belki daha hızlı ve daha saldırganca takip edersek.
And so he acts out aggressively.
Dolayısıyla da saldırgan davranıyor.
Aggressively. Well, ok, let's try to get into the curve again.
Peki, tamam, tekrar eğrinin içine girmeye çalışalım saldırganca.
And so he acts out aggressively.
Ve bu yüzden de saldırgan davranıyor.
I am not aggressively plotting to make our mother feel bad.
Annemizin kendisini kötü hissetmesi için saldırganca entrikalar çevirmiyorum.
Something prompted her to act so aggressively.
Bir şey onu agresifliğe teşvik ediyordu.
He will hit on you aggressively and relentlessly.
Acımasız ve saldırgan bir biçimde asılacaktır sana.
I will represent Mrs. Cole aggressively and ethically.
Bayan Coleu ahlaki ve saldırgan bir biçimde temsil ederim.
Which doesn't change our need to respond aggressively every single time.
Ama bu bizim her defasında kararlılıkla müdahale etmemiz gerektiği gerçeğini değiştirmiyor.
She's been investigating Morgan pretty aggressively.
Morganı oldukça saldırgan bir şekilde araştırmaktaydı.
Or aggressively punctual.
Ya da aşırı derecede dakik.
The idea to support our control aggressively, we should continue research on the life eternal.
Kontrolümüzü devam ettirmek için spnsuz yaşam araştırmalarımıza şiddetle devam etmeliyiz.
Kevin can be aggressively nice, you're not going to like it.
Teşekkürler. Kevin agresif derecede kibar olabilir. Bu hoşuna gitmeyecek.
Well, there's a number of people who pursued it very aggressively.
Hayli agresif bir şekilde kovalayan bir grup insan var.
Sami never acted out aggressively.
Sami asla agresif biçimde davranmadı.
Well, whatever it is, it is coming back aggressively.
Bu her neyse, şiddetli bir şekilde geri gelmiş.
It's still growing aggressively. Where's Antonio?
Hâlâ saldırgan bir şekilde gelişiyor. Antonio nerede?
CIA acted more aggressively than we anticipated.
CIA tahminimizden çok daha agresif bir şekilde hareket etti.
Results: 174, Time: 0.0446

Top dictionary queries

English - Turkish