AN EDITOR in Turkish translation

[æn 'editər]
[æn 'editər]
editör
editor
edited
publisher
düzenleyici
editor
regulatory
to regulate
regulative
a regulator
the organizer
bir başyazar
an editor
editörü
editor
edited
publisher
editörüm
editor
edited
publisher
editörlerinden
editor
edited
publisher
bir düzenleyiciymiş

Examples of using An editor in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Pre-visualization gives an editor much more input in planning the movie.
Ön-görselleme filmi planlamada kurgucuya daha çok girdi sağlıyor.
Last night, I drank with an editor and then.
Dün gece, bir editörle birlikteyken sarhoş oldum ve sonra.
Well… all it lacks is an editor, right?
Gazetenin tek eksiği bir editör, değil mi?
Such dedication for an editor.
Bir editör için bu ne bağlılık?
Kid definitely needs an editor.
Bu çocuğun bir editöre ihtiyacı var.
You seem a little young to be an editor.
Bir editör için çok genç gösteriyorsun.
An editor in a skirt?
Etekli bir editör müydü?
He was an editor… at The Herald, the one who.
The Heralddaki editör değil mi? Hani şu.
He was born to be an editor.
O bir editör olmak için doğmuş.
Aren't you an editor at a major publishing house?
Büyük bir yayınevinde editör değil miydin sen?
Are you still an editor?
Hala editör müsün?
Do you have an editor for the novel?
Romanın için bir yayıncın var mı?
Is that right? You're an editor.
Sen bir editörsün, değil mi?
You're an editor, is that right?
Sen bir editörsün, değil mi?
He's not that kind of an editor. Oh, no.
O tip bir editör değil.- Hayır.
Do you know how lonely that makes an editor feel?
Bir editörü, bu kadar yalnız hissettiren şey nedir, biliyor musun?
He was an editor… at The Herald, the one who-- Lucas Goodwin.
The Heralddaki editör değil mi? Lucas Goodwin.
An editor? And so, since you, you.
Kurgucu? Ve senin gibi biri.
Twilight." This kid definitely needs an editor.
Bu çocuğun kesinlikle bir editöre ihtiyacı var. Alacakaranlık.
This kid definitely needs an editor.
Bu çocuğun bir editöre ihtiyacı var.
Results: 171, Time: 0.048

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish