ANNIHILATED in Turkish translation

[ə'naiəleitid]
[ə'naiəleitid]
yok
no
not
have no
destroy
nah
nope
there's nothing
yok etti
to destroy
not
to exterminate
to eradicate
to annihilate
have
to obliterate
to wipe
to eliminate
extinction
yok olmaya gelince yeniden biz oluyoruz
imha ettik
destroy
to dispose
we have to exterminate
self-destruct
defusing
annihilations
yok ettiler
to destroy
not
to exterminate
to eradicate
to annihilate
have
to obliterate
to wipe
to eliminate
extinction
yok etmesinden
to destroy
not
to exterminate
to eradicate
to annihilate
have
to obliterate
to wipe
to eliminate
extinction

Examples of using Annihilated in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Vampire-hating church annihilated.
Vampirlerden nefret eden kilise yok edildi.
more afraid of being annihilated.
gittikçe daha da korkak ve paramparça oldum.
Then We annihilated them an utter annihilation.
Bunun ardından onları yakıp yok ettik.
To husbands. Abandoned, eliminated, annihilated husbands.
Kocalara. terkedilmiş, bertaraf edilmiş, yokedilmiş kocalara.
The entire city of Hiroshima was annihilated in just a few seconds.
Hiroşimanın tamamı sadece bir kaç saniye içinde imha olmuştu.
Destroyed. Annihilated.
Yok edildi.
more afraid of being annihilated.
gittikçe daha da korkak ve paramparça oldum.
Many divisions have been broken up or entirely annihilated.
Birçok tümen dağıldı ya da tamamen yok edildi.
If you cannot, the Bay Bridge will be annihilated.
Yapamazsan, Körfez Köprüsü imha edilecek.
You will be annihilated in the past as well as in the future.
Geçmişte olduğu gibi gelecekte de yok edileceksin.
Your human friends have already been annihilated.
İnsan arkadaşların çoktan yok edildiler bile.
The inhabitants of two worlds annihilated by an unknown enemy.
İki gezegende yaşayan tüm canlılar bilinmeyen bir düşman tarafından yok edildi.
As long as ivory's worth money, In the end… these poor animals are going to be annihilated.
Bu zavallı hayvanlar yok edilmeye devam edecek. Sonuçta… fil dişi para ettikçe.
And Marianne absolutely annihilated him. So he's bullshitting about how gravity isn't even real.
Ve Marianne onu kesinlikle yok etti. Yer çekiminin nasıl gerçek olmadığına dair saçmalıyordu.
Rick must hand over Michonne(Danai Gurira), or have his whole group annihilated.
teslim edecektir, ya da grubunun yok olmasını kabul edecektir.
Then it's back to"we. When it comes to being completely annihilated, Right.
Şimdi anladım. İş tamamen yok olmaya gelince… yeniden biz oluyoruz.
Several million years ago, a gene plague caused by cloning nearly annihilated the entire human race.
Birkaç milyon yıl önce, klonlama kaynaklı bir gen vebası neredeyse tüm insan ırkını yok etti.
He says you deserve to all be annihilated by some contagious disease, like AIDS did with the gays.
AIDSle homoseksüellere olduğu gibi, siz de bulaşıcı bir hastalıkla yok olmayı hak ediyormuşsunuz.
verily We annihilated them and their nation all together!
kendilerine uyan toplumlarını da imha ettik!
And annihilated. Despite being guaranteed safe passage, the remainder of the column was ambushed near a village called Gandamak.
Güvenli geçit garanti edilmesine rağmen yakınında pusuya düştü ve… yok edildi. bölüğün kalanı Gandamak adında bir köyün.
Results: 102, Time: 0.0744

Top dictionary queries

English - Turkish