APRON in Turkish translation

['eiprən]
['eiprən]
önlük
apron
coat
gown
smock
bib
scrubs
apron
ramp
önlüğü
apron
coat
gown
smock
bib
scrubs
önlüğünü
apron
coat
gown
smock
bib
scrubs
önlüğümü
apron
coat
gown
smock
bib
scrubs

Examples of using Apron in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
No, it only took me two weeks to earn my apron.
Hayır, önlüğümü hak etmem sadece iki hafta sürdü.
No, no! Take off that dirty apron before you come in.
Bu halde olmaz. Girmeden o kirli önlüğü çıkar.
Sorry.- Take off the apron now.
Üzgünüm.- Önlüğünü çıkar.
Charlie, where did I put my apron?
Charlie, önlüğümü nereye koydum?
Two if you count the barbecue apron with the bikini body on it.
Üzerinde bikinili kadın vücudu olan barbekü önlüğünü de sayarsak iki.
Darling, let go of my apron. And action.
Ve aksiyon. Sevgilim, önlüğümü bırak.
And action. Darling, let go of my apron.
Ve aksiyon. Sevgilim, önlüğümü bırak.
Mrs. Claus has an apron.
Noel Annenin önlüğü gibi.
I came by to drop off my badge and my apron.
Yaka kartımı ve önlüğümü bırakmaya geldim.
Do you know what an apron is for?
Önlüğün ne işe yaradığını anlıyor musun?
The times you wetted my apron.
Benim önlüğüme kusardın.
You get an apron.
Önlüğün olacak.
Additionally, Strigino's apron was expanded
Ayrıca, Striginonun Havaalanı apronu genişletildi ve pist uzatıldı
By her, her apron strings T'weren't for the powder
Önlüğüne un bulaştırmak ona göre
Hope there's an apron.
Önlüğünüz vardır umarım.
The apron, all that other stuff is just part of my kit.
Önlüktür, diğer şeylerdir; hepsi iş eşyalarımın bir parçası.
All I need now is an apron on and my hair in rollers.
Bir de önlüğüm ve bigudilerim olsa tam olacak.
You have got an apron on, and your hair is up.
Önlüğün vardı aslında, saçın da toplu.
Could be part of a butcher's apron.
Bir kasap önlüğünün parçası olabilir.
Is there nothing underneath that apron?
O önlüğün altında hiçbir şey yok mu?
Results: 468, Time: 0.061

Top dictionary queries

English - Turkish