APRONS in Turkish translation

['eiprənz]
['eiprənz]
önlük
apron
coat
gown
smock
bib
scrubs
önlükleri
apron
coat
gown
smock
bib
scrubs
önlükler
apron
coat
gown
smock
bib
scrubs
önlüğü
apron
coat
gown
smock
bib
scrubs

Examples of using Aprons in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Mugs, hats, bags, aprons, slacks, shirts.
Kupalar, şapkalar, çantalar, önlükler, pantolonlar, gömlekler.
I thought ladies' maids never wore aprons. Bill!
Bill! Leydilerin hizmetçileri hiç önlük takmaz sanırdım!
And several butchers' aprons.
Ve kasap önlükleri.
We should wear aprons.{\an8}YES, YOU DO THAT.
EVET, SEN GİY Önlük giymeliyiz.
Okay, cute aprons.
Tamam. Önlükleri güzelmiş.
I thought ladies' maids never wore aprons. Bill!
Leydilerin hizmetçileri Bill! hiç önlük takmaz sanırdım!
Because it's close to where I live, and the aprons are really cute.
Çünkü yaşadığım yere yakın, ve önlükleri de çok şeker.
I thought ladies' maids never wore aprons. Bill!
Bill! Leydilerin hizmetçileri asla önlük giymez zannederdim!
Bill! I thought ladies' maids never wore aprons.
Bill! Leydilerin hizmetçileri hiç önlük takmaz sanırdım.
And then we made these aprons.
Sonra bu önlükleri yaptırdık.
Ms. Ko, did you prepare aprons for the main store staff?
Bayan Ko, ana mağaza ekibi için önlük hazırladınız mı?
She's my dad's favorite. The aprons.
Babamın gözdesidir. -Yemek önlükleri.
The aprons. She's my dad's favorite.
Babamın gözdesidir. -Yemek önlükleri.
Do you own aprons?
Önlüğün var mı?
Have you got any aprons?
Önlüğün var mı?
Return your aprons and caps.
Önlüklerinizi ve şapkalarınızı iade edin.
Please?- No. Return your aprons and caps.
Önlüklerinizi ve şapkalarınızı iade edin.- Lütfen?- Hayır.
She has one of those"Kiss the cook" aprons, but she doesn't need it.
Aşçıyı Öp'' önlüklerinden var ama ihtiyacı yok.
I have three aprons that say"Quahog.
Quahog'' yazılı üç tane önlüğüm var benim.
Maybe she used an apron, one of those big coverall aprons.
Belki bir önlük kullanmıştır, şu büyük tulum gibi olan önlüklerden.
Results: 97, Time: 0.0376

Top dictionary queries

English - Turkish