ASHTRAY in Turkish translation

['æʃtrei]
['æʃtrei]
kültablası
ashtray
küllük
ash
cinder
burned
incinerated
ashtray
küllüğü
ash
cinder
burned
incinerated
ashtray
küllüğe
ash
cinder
burned
incinerated
ashtray
kül
ash
cinder
burned
incinerated
ashtray
kültablasını
ashtray

Examples of using Ashtray in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Nature is God's ashtray.
Doğa Tanrının kül tabağıdır.
You want to share something, share the ashtray. Forget it.
Bir şeyler paylaşmak istiyorsan, küllüğü paylaş. Boşver.
If you can take this around you… Just lift the ashtray, please.
Bunu eğer etrafına sarabilirsen… Lütfen kültablasını kaldırın.
You want me to cut your hands off and use it as an ashtray?
Ellerini kesip, kültablası niyetine kullanmamı ister misin?
she steals an ashtray.
o bir küllük çalar.
Does it look like an ashtray?
Küllüğe benziyor mu?
You know, kissing a smoker is like licking an ashtray.
Biliyor musun, bir tiryakiyi öpmek kül tabağını yalamaya benzer!
Forget it. You want to share something, share the ashtray.
Bir şeyler paylaşmak istiyorsan, Boşver. küllüğü paylaş.
Ashtray. You smoke?
Kültablası.- Sigara içiyormusun?
I will get you an ashtray. This is a surprise.
Sürpriz oldu. Size küllük getireyim.
Would you put that in the ashtray.
Şunu küllüğe atar mısınız lütfen?
Forget it. You want to share something, share the ashtray.
Bir şeyler paylaşmak istiyorsan, küllüğü paylaş. Boşver.
I let him come in weekends and play human ashtray.
Haftasonları gelip insan kültablası oynamasına müsade ettim.
Could you put that in the ashtray,?
Şunu küllüğe koyar mısınız?
Forget it. You want to share something, share the ashtray.
Boşver. Bir şeyler paylaşmak istiyorsan, küllüğü paylaş.
Beer and an ashtray.
Bira. Ve kültablası.
No one else on this ship can hit the XO's ashtray!
Çünkü bu gemideki hiç kimse bu küllüğe ulaşamaz!
You want to share something, share the ashtray. Forget it.
Bir şeyler paylaşmak istiyorsan, Boşver. küllüğü paylaş.
Okay, well, do you have an ashtray or something I can throw up in?
Tamam o zaman içine kusabileceğim… kültablası filan var mı?
I let one burn out in an ashtray.
Bir tane yakıp küllüğe bırakırım.
Results: 452, Time: 0.0333

Top dictionary queries

English - Turkish