ATRIANS in Turkish translation

atrianlar
atrians
bir atrian
atrian

Examples of using Atrians in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
They must be stopped, or thousands of humans and Atrians will lose their lives.
Buna engel olunmazsa binlerce insan ve Atrian hayatlarını kaybedecek.
Besides, they would end up holding all Atrians accountable.
Ayrıca onlar bu olaydan bütün Atrianları sorumlu tutarlar.
Or the Atrians.
Veya Atrianların.
For too long, the government has hidden the truth about Atrians but today, we will show you what they don't want you to see.
Uzun süredir hükümetin Atrianlar hakkında sizden sakladıkları şeyi ve görmenizi istemediği şeyleri bugün size göstereceğiz.
My fellow Atrians, I have learned that Roman, son of our late Iksen, Nox, has taken up with a Human girl.
Sevgili Atrianlar son iksenimiz olan Noxun oğlu Romanın bir insanla ilişkisi olduğunu öğrendim.
The surviving members of my race, the Atrians, were rounded up and isolated inside a militarized sector.
Irkımdan hayatta kalan Atrianlar etrafı çevrilmiş… askeri bir bölgede tutuluyorlar.
I don't condone my parents' feelings about the Atrians, but they're still my parents.
Ailemin Atrianlar hakkındaki hislerini onaylamıyorum ama yine de onlar benim ailem.
It's been ten years since the alien species Known as the atrians arrived on earth,
Atrianlar olarak bilinen uzaylı türün… dünyamıza geleli ve Amerikan ordusu… onları
They're Hidden Trags, Atrians who have had their markings removed so they can live among humans.
Onlar insanların arasında rahat yaşayabilmek için izlerini sildiren Atrianlar, gizli Traglar.
True, the meet was an unqualified disaster, but for the first time in history, humans and Atrians were fighting alongside each other.
Bugünkü toplantının bir facia olduğu doğru ama… Tarihte ilk defa insanlar ve Atrianlar birbirleri için kavga ettiler.
But the Humans and Atrians continue to distrust each other, while I fight to protect my people and the Human girl who saved my life… at any cost.
Ben ırkımı ve hayatımı kurtaran kızı canım pahasına korumaya çalışırken… İnsanlar ve Atrianlar birbirlerine güvenmemeye devam ediyorlar.
If integration fails, I need to know that it could be a safe place for all Atrians.
Birleşme işe yaramazsa, oranın bütün Atrianlar için güvenli olduğunu bilmeliyim.
But the humans and Atrians continue to distrust each other, while I fight to protect my people and the human girl who saved my life.
Ben ırkımı ve hayatımı kurtaran kızı canım pahasına korumaya çalışırken… İnsanlar ve Atrianlar birbirlerine güvenmemeye devam ediyorlar.
Even if we did bring in additional security, okay, the board decided having Atrians participate in sports would be disruptive to the other students.
Fazladan güvenlik önlemi alsak bile kurul Atrianların sportif aktivitelerde olmasının diğer öğrenciler için moral bozucu olacağına inanıyor.
One of them was claiming that the Atrians grow a medicinal herb inside their Sector called cyper.
Bi tanesi Atrianların kendi sektörlerinde Cyper… adında tıbbi bir bitki yetiştirdiklerini iddia etti.
They seem to care more about exposing our leaders than exposing the lies the Atrians have told.
Atrianların söyledikleri yalanları ortaya çıkarmaktansa, bizim liderimizi ortaya çıkarmakla daha fazla ilgilendiler.
Like the New Red Hawks… we don't have captains or threaten Atrians or try to turn people against them.
Yeni Kızıl Şahinlerde olduğu gibi, bizim kaptanımız yok veya Atrianları tehdit edip, insanları onlara karşı kışkırtmıyoruz.
All we care about is going after terrorist Atrians, like the ones who want to hurt humans.
Tek istediğimiz şey, insanlara zarar vermeye çalışan terörist Atrianların peşinde düşmek.
That's funny, I seem to remember some Atrians coming to my lunch table yesterday asking me for help.
Çok komik, dün öğle yemeğinde benim masama gelip yardımımı isteyen Atrianları hatırlatmalıyım.
Atrians thrive in humidity.
Atrianlar nemli ortamlarda gelişir.
Results: 103, Time: 0.0391

Top dictionary queries

English - Turkish