AUSTRIAN in Turkish translation

['ɒstriən]
['ɒstriən]
avusturya
austria
austrian

Examples of using Austrian in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Now, she's kind of, what… Austrian?
Şimdi biliyoruz ki, Avusturyalıymış.
her mother is Austrian.
annesi ise Avusturyalıdır.
He's Austrian, not German!
O Alman değil Avusturyalıymış!
And this is Captain Von Schulenberg who is a genuine Austrian baron.
Bu da Yüzbaşı von Schulenberg, Avusturyada hakiki bir barondur.
We would finish our lunch if the Austrian's ever decided to attack.
Onu düşünmeden duramazdım… derdik ki… Avusturyalılar saldırıya karar verdiklerinde… yemeğimizi bitiririz.
If the Austrian's ever decided to attack we would finish our lunch.
Onu düşünmeden duramazdım… derdik ki… Avusturyalılar saldırıya karar verdiklerinde… yemeğimizi bitiririz.
Hunt knowing he must beat the Austrian.
Hunt biliyor ki bu Avusturyalıyı yenmesi gerek.
After the assassination of Archduke Franz Ferdinand, Hartwig ardently defended Serbian position against Austrian pressures.
Arşidük Franz Ferdinand suikastından sonra, bu durum, Rusyanın Sırbistanı Avusturyaya karşı savunmasına neden oldu.
They just crossed the Austrian border.
Sınırı geçip Avusturyaya girdiler.
he requested a trial in Austria since he is an Austrian citizen.
Avusturya vatandaşı olduğu için Avusturyada yargılanmayı istedi.
As an Austrian they classed her as an'enemy alien.
Avusturyalı olduğundan, onu düşman ülke vatandaşı sınıfına soktular.
Or should I say Austrian?
Yoksa Avusturyalı mı demeliyim?
The Austrian or Swiss branch of that family?
Peki Avusturya mı yoksa İsveç kökenli mi?
According to an interview in the Austrian weekly news, she will live in Vienna and Salzburg.
Bir Avusturya dergisine verdiği röportajda yaşamını Viyana ve Salzburgda sürdüreceğini açıkladı.
Let's keep the whole thing Austrian, I said.
Her şey Avusturyalı olsun, dedim.
And that's quite a long way for an Austrian girl like me.
Bu da benim gibi bir Avusturya kızı için çok yol demek.
Fight Austrian.
Avusturalya dövüşü.
She is a real Austrian, Mr. Berger.
Kendisi gerçek bir Avusturyalıdır, bay Berger.
Hunt knowing he must beat the Austrian fair and square to take the title.
Hunt Avusturyali surucuyu farkla yenemezse unvani kaptiracaginin farkinda.
The Hermann Pfanner Getränke GmbH is an international Austrian beverage producer.
Pfanner Getränke GmbH, uluslararası bir Avusturyalı meyve suyu ve içecek üreticisidir.
Results: 1650, Time: 0.0536

Top dictionary queries

English - Turkish