AUTOMATIC WEAPON in Turkish translation

[ˌɔːtə'mætik 'wepən]
[ˌɔːtə'mætik 'wepən]
otomatik silahı
bir otomatik silahla

Examples of using Automatic weapon in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Automatic weapon? Sorry.
Otomatik silahlar? Kusura bakmayın.
One has an automatic weapon.
Birinde otomatik bir silah var.
Automatic weapon, not to mention blueprints to a building downtown.
Otomatik silahlar, şehir merkezindeki bir binanın planlarından bahsetmiyorum bile.
Capone said,"Nevertrust a woman or an automatic weapon.
Capone der ki,'' Asla bir kadına veya otomatik bir silaha güvenme.
Capone said,"Never trust a woman or an automatic weapon.
Capone der ki,'' Asla bir kadına veya otomatik bir silaha güvenme.
But we found a fully automatic weapon hidden in his van, so his ass is ours.
O da avukat çağırdı. Arabasında zula edilmiş bir tam otomatik silah da bulduk.- Yani avucumuza düştü artık.
There is automatic weapon fire, we understand, from down on the ground. I can feel it.
Bunu hissedebiliyorum. Anladığımız kadarıyla bir otomatik silahla ateş açılmış.
We think the shooter's toting an automatic weapon, slight build,
Vuran kişinin otomatik bir silah taşıdığını ince,
Mr. Alvarez is charged with illegal possession of an automatic weapon subsection"B of the California Penal Code.
b fıkrasında… açıklandığı şekilde kanunsuz olarak silah bulundurmaktan… suçlu bulundu.
When one is in an environment I will be goddamned if someone's gonna call me a nigger where everyone has a gun, automatic weapon, or give me a bullshit order.
Perişan olurum. biri bana'' pis zenci'' diyecek olsa veya saçma sapan emirler verse Herkesin tabancalı, otomatik silahlı olduğu bir ortamdaysan.
Just got a call. PJ's tavern, a few block away. Guy was brandishing an automatic weapon.
Buradan birkaç sokak aşağıdaki PJin Tavernasında biri otomatik bir silah sallamış.
Automatic weapons are only allowed in the club car after 9pm.
Otomatik silahlar klüp arabasında 9dan sonra serbest.
A bunch of automatic weapons, rocket launchers uh, about a jillion grenades.
Bir deste otomatik silah, roket ateşleyicisi aa, zilyonlarca bomba.
There were automatic weapons too.
Otomatik silahlar da vardı.
I have report of automatic weapons fire and Teyla's not answering her radio.
Otomatik silah ateşi bildiriyorum ve Teyla telsizine cevap vermiyor.
Automatic weapons, precision timing.
Otomatik silahlar, hassas zamanlama.
We will have cammies and automatic weapons on parade all over Midtown.
Kamuflaj ve otomatik silahlarla şehir merkezinde gövde gösterisi yapacağız.
They're all carrying automatic weapons, except this one.
Hepsi otomatik silah taşıyor. Bu hariç.
All units, multiple automatic weapons, several casualties reported.
Tüm birimler, otomatik silahlı, birkaç yaralı var.
They were using automatic weapons.
Otomatik silahlar kullanmışlar.
Results: 42, Time: 0.0965

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish