BACTERIA in Turkish translation

[bæk'tiəriə]
[bæk'tiəriə]
bakteri
bacteria
germs
bakteriler
bacteria
germs
bakterileri
bacteria
germs
bakterilerin
bacteria
germs

Examples of using Bacteria in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
There is no apparent connection between the victims and the plague bacteria.
Veba bakterisi ile kurbanlar… arasında belirgin hiçbir bağlantı yok.
Of the and that the plague bacteria and cyanide may be Medisonuksesta.
Veba bakterisi ve hidrojen siyanür de muhtemelen Medisonustan çıktı.
Introducing RNA that destroys the TTX bacteria… also kills the host.
TTX bakterilerini yok eden RNAyı uygulayınca… konak ta ölüyor.
Introducing RNA that destroys the TTX bacteria… also kills the host.
TTX bakterilerini yok eden RNAyı uygulayınca… konak ta ölüyor. Bu üzücü ama.
An infection, usually in the bones, when it's exposed to bacteria.
Genelde bakteriye maruz kalan kemikte olur. Bir enfeksiyon.
Came from Africa? Is there any chance that this bacteria.
Bu bakterinin Afrikadan gelme ihtimali var mı?
CRISPR was originally discovered in bacteria, and now clearly works in human cells.
CRISPR aslen bakteride keşfedildi, şimdi insan hücrelerinde de işe yarıyor.
Like 99.9% bacteria free.
Bakteriden arınmış gibi.
For example, bacterial pathogenesis is the mechanism by which bacteria cause infectious illness.
Patojenik bakteri enfeksiyöz hastalıklara neden olan bakterilerdir.
There's no bacteria in the blood cultures.
Kan kültürlerinde bakteriye rastlanmadı.
But there is no evidence of Staph aureus bacteria anywhere on your leg.
Fakat bacağında Staph aureus bakterisine ait iz yok.
Mutans streptococci are the most important bacteria associated with tooth decay.
Streptococcus mutans'' diş çürüğüne eşlik eden en önemli bakteridir.
Pseudomonas gelidicola is a Gram-negative marine bacteria.
Pseudomonas gelidicola, bir Gram-negatif deniz bakterisidir.
Caldicellulosiruptor saccharolyticus is a species of thermophilic, anaerobic cellulolytic bacteria.
Kapsül yapısının poli-D-Glutamik asit olması bacillus antracisi diğer kapsüllü bakterilerden ayırır.
Well, actually, what we're smelling is Lester's bacteria.
Aslında kokladığımız Lesterın bakterilerinin kokusu.
A well regarded study of PUD is published which does not mention bacteria.
Peptik ülserle ilgili iyi sayılan bir çalışma yayınlandı ancak bakteriden bahsetmiyordu.
Shigellosis is an infection of the intestines caused by Shigella bacteria.
Shigella cinsinden olan Shigella dysenteriae bakterisinin nedeniyle oluşur.
It must keep in check the 10 trillion bacteria that cover your skin.
Sizi teninizi kaplayan 10 trilyon bakteriden korumalı.
The purpose of cleaning teeth is to remove plaque, which consists mostly of bacteria.
Dişleri temizlemenin amacı çoğunlukla bakterilerden oluşan plağı uzaklaştırmaktır.
You could have fed it a vat of bacteria.
Onu tank dolusu bakteriyle de besleyebilirdiniz.
Results: 2147, Time: 0.1166

Top dictionary queries

English - Turkish