BATHTUBS in Turkish translation

['bɑːθtʌbz]
['bɑːθtʌbz]
küvetler
bathtub
tub
bath
washtub
küvet
bathtub
tub
bath
washtub
küvetleri
bathtub
tub
bath
washtub

Examples of using Bathtubs in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Mostly right in their own bathtubs.
Çoğunlukla da kendi küvetlerinde.
Tortured and then drowned in hotel bathtubs.
Işkenceye maruz kaldılar ve otel küvetlerinde boğuldular.
Bathtubs are Medieval filth cauldrons… pass.
Küvetler Orta Çağdan kalma mikrop kazanlarıdır. Almayayım.
Millander stages suicides in bathtubs with paternal figures.
Millander babalık figürleriyle olaya, küvette intihar süsü verir.
Entire bathtubs full of guts, noses, ears.
Bütün küvetler bağırsak, burun, kulak ve hayalarla dolardı.
I have heard that some people sleep in bathtubs.
Bazı insanların banyo küvetlerinde uyuduğunu duydum.
Why is that old couple holding hands in side-by-side bathtubs?
Neden o yaşlı çift yan yana küvette elele tutuşuyor?
Into their beds and bathtubs and mixing bowls.
Yataklarına, banyolarına ve yemek kaplarına.
Probably gonna be bathtubs full of shrimp and Jacuzzis full of brisket.
Muhtemelen küvetler karides jakuziler de göğüs eti dolu olacak.
Yeah, but do you know how many bathtubs there are in the Huxley?
Evet, ama Huxleyde kaç tane küvet olduğunu biliyor musun sen?
In the basement, you will find some bathtubs that have been used very recently to make large quantities of nitroglycerin.
Bodrum katında kısa süre önce büyük miktarlarda nitrogliserin yapımında kullanılmış küvetler bulacaksınız.
That have been used very recently to make large quantities of nitroglycerin. In the basement, you will find some bathtubs.
Bodrum katında kısa süre önce büyük miktarlarda nitrogliserin yapımında kullanılmış küvetler bulacaksınız.
You're gonna find some bathtubs that have been used very recently… to make large quantities of nitroglycerin. In the basement.
Büyük miktarlarda nitrogliserin yapımında kullanılmış küvetler bulacaksınız. Bodrum katında kısa süre önce.
So while everything's getting bigger our bathtubs, our houses, our vehicles, our waistlines we're running out of time.
Yani her şey büyürken banyo küvetlerimiz, evlerimiz, araçlarımız, bel genişliğimiz zamanın dışına çıkıyor.
This motel may not look pretty from the interstate and we might have creepers in the bathtubs… but we're not free.
Bu motel, otobandan bakınca güzel gözükmüyor olabilir ve küvetlerde sürüngenler olabilir ama bedava değil.
There's no bathtubs in Oz.
Ozda hiç küvet yok ki.
I mean, the bathtubs are so much cleaner than at home.
Yani küvetleri evimdekilerden çok daha temiz.- Nasıl yapıyorlar anlamıyorum.
I have plenty of experience scrubbing out bathtubs and cupboards.
Küvet ve dolap temizleme işlerinde oldukça iyi deneyimim var.
Forty-two bathtubs, please.
Tane küvet, lütfen.
Oh, God, how big are Canadian bathtubs?
Olamaz, Kanada küvetleri ne kadar büyük oluyor ki?
Results: 2029, Time: 0.0446

Top dictionary queries

English - Turkish