BEER in Turkish translation

[biər]
[biər]
bira
beer
ale
pint
lager
birayı
beer
ale
pint
lager
birası
beer
ale
pint
lager
biraya
beer
ale
pint
lager

Examples of using Beer in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Why would you drug your own beer?
Neden kendi birana uyuşturucu koydun?
No, I just didn't have time today to ravage the Riviera for your beer.
Hayır, bugün senin biran için Rivieranın altını üstüne getirmeye vaktim yoktu.
Did you drink all that beer by yourself?
O biraların hepsini sen mi içtin?
Dad let me have a sip of his beer.
Babam birasından bir yudum içmeme izin verdi.
Beer guy needs your autograph.
Biracı adamın senin imzana ihtiyacı var.
And Gunderson wants to know when he can get his ribs and beer a-and the hustler.
Ve Gunderson kaburgalarını, biralarını ve fahişesini ne zaman alabileceğini soruyor.
And the idea of him shoving his ding dong into that beer cooze's hand-pussy.
Babafingosunu, o biracı şıllığın el amcığına sokması fikri de olunca.
Get your cold beer, sarsaparilla.
Soğuk biranızı hemen alın.
Get your cold beer and pretzels!
Soğuk biralarınızı, çöreklerinizi alın!
But we are taking your beer.
Ama biralarınızı alıyoruz.
Their beer gut intake is almost incalculably large.
Onların birasından alınan miktar neredeyse hesaplanmıcak kadar çok.
You sure do have a lot of beer, aunt Deb.
Amma çok biran varmış, Deb hala.
All that beer for you?
Biraların hepsi kendin için mi?
Was that on a beer mat?
Birada mı yazıyordu?
So the beer can flow,
Bu sebeple biranızı kana kana içebilirsiniz
You're not a beer drinker.
Biracı bir tip değilsin.
Now, let's just chill this beer that we brought, all right?
Şimdi gidip şu biralarımızı bir güzel soğutalım, tamam mı?
I thought my beer tasted funny.
Biramın tadının garip olduğunu düşündüm.
I will bet you a beer that we win by a T. D.
Birasına bahse girerim ki sayıyla kazanacağız.
I could go in your beer if you prefer.
Yada tercih edersen birana da işeyebilirim.
Results: 17481, Time: 0.0866

Top dictionary queries

English - Turkish