BEGGED HIM in Turkish translation

[begd him]
[begd him]
ona yalvarmış

Examples of using Begged him in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
And I begged him to have faith in that jury.
An2} Ben de jüriye inanması için ona yalvardım.
I begged Mike to back off… begged him.
Mikea geri çekilmesi için yalvardım.
If you begged him… to kiss a man's feet?
Bir adamın ayağını öpmesini mi? Eğer Ona yalvarırsan.
I met with the prosecutor and begged him to re-investigate.
Savcıya gittim… ve bir kez daha soruşturması için yalvardım.
I went to the prosecutor… and begged him to investigate one more time.
Savcıya gittim… ve bir kez daha soruşturması için yalvardım.
I begged him to get on board again.
Beni tekrar işe alması için yalvardım.
Begged him not to do it.
Bunu yapmaması için yalvardım.
I begged him to talk to me.
Benimle konuşması için yalvardım.
I begged him for one of you.
Ben de bir ejderha için yalvardım.
And begged him not to kill us. I showed him where my parents kept their few valuables.
Bizi öldürmemesi için ona yalvardım. Ailemin değerli eşyalarını nereye sakladığını gösterip.
I showed him where my parents kept their few valuables and begged him not to kill us.
Bizi öldürmemesi için ona yalvardım. Ailemin değerli eşyalarını nereye sakladığını gösterip.
So I called Eddie G. And begged him to set me up with the big man behind the drug ring.
Ben de Eddie G. yi arayıp ona yalvardım. Uyuşturucu şebekesinin arkasındaki büyük adamla beni buluşturması için.
had to go back. or just… Afterwards, I-I begged him to go into private practice.
başka bir departmana geçmesi için… ona yalvardım ama… davaya geri dönmesi gerektiğini söyledi.
I-I begged him to go into private practice or just… transfer divisions, but… he said he had to go back.
Özel sektöre veya başka bir departmana geçmesi için… ona yalvardım ama… davaya geri dönmesi gerektiğini söyledi.
had to go back. Afterwards, I-I begged him to go into private practice or just.
başka bir departmana geçmesi için… ona yalvardım ama… davaya geri dönmesi gerektiğini söyledi.
His family begged him to come home, which he would do now
Ailesi eve dönmesi için yalvarmış, ara sıra dönermiş
She begged him to open up to her for months, and when he finally did,
Kendisine açılması için aylarca yalvardı ve açıldığında da duydukları hoşuna gitmedi
The Mighty Ducks, and I watched Big Night alone. so that we could bond, but instead, I begged him to take me to Big Night.
Birlikte zaman geçirelim diye Big Nighta gitmek için yalvardım… ama onun yerine kendi The Mighty Ducksa gitti… ben de Big Nightı bir başıma izledim.
Just like you believed when you called Estefan, and begged him to come to the hotel to rescue you.
Tıpkı Estefanı ararken senin de inandığın gibi otele gelip seni kurtarması için ona yalvardığın gibi.
There was no way I could bring my boy to that place so I begged him to do it for me.
Oğlumu oraya götürebilmemin hiçbir yolu yoktu bu yüzden, benim yerime yapması için yalvardım.
Results: 52, Time: 0.0345

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish