BELTER in Turkish translation

kuşaklı
belt
generation
sash
girdle
the belter
zone
cummerbund
kemerli
belt
arch
title
seatbelt
the fasten seat belt
girdle
strap
belter
kuşaklıyı
belt
generation
sash
girdle
the belter
zone
cummerbund
kuşak
belt
generation
sash
girdle
the belter
zone
cummerbund
kuşaklının
belt
generation
sash
girdle
the belter
zone
cummerbund
bir vaziyette kuşaklı bıçağı altında

Examples of using Belter in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
A Belter freighter out of Pallas Station. This was taken days ago aboard the Pizzouza.
Yük gemisi Pizzouzada çekildi. Günler önce Kuşaklıların Pallas İstasyonundaki.
Particularly one like Marco. It's hard to believe any Martian would help a Belter.
Marslıların, özellikle de Marconun bir Kuşaklıya yardım edeceğini düşünmek zor.
It's hard to believe any Martian would help a Belter, particularly one like Marco.
Marslıların, özellikle de Marconun bir Kuşaklıya yardım edeceğini düşünmek zor.
All the Inner ships heading for the Ring make lots of job for Belter.
Halkaya giden tüm İç Gezegen gemileri Kemerliler için iş fırsatı.
He ordered me to fire on a Belter ship.
Bir Kuşaklı gemisine ateş etmemi istedi.
A Belter, a Martian, and an Earther go to a bar.
Bir Kemerli, bir Marslı ve bir Dünyalı bara gitmişler.
This is definitely not a Belter ship.
Ama bu kesinlikle bir Kuşak gemisi değil.
You little belter.
Seni küçük şeytan.
Maybe it's time real belter. Took what should be ours.
Belki de bize ait olması gerekeni gerçek bir Kuşaklının alma vakti gelmiştir.
Took what should be ours. Maybe it's time real Belter.
Belki de bize ait olması gerekeni gerçek bir Kuşaklının alma vakti gelmiştir.
That's what make us Belter.
İç gezegenliler bizi böyle kabul etmeli.
At Pallas Station two days ago. A Belter skiff was put into repairs.
İki gün önce Pallas İstasyonunda bir Kemerli gemisi onarıma alındı.
A Belter who preys on his own kind.
Kendi türünü avlayan bir Kuşaklısın.
Show me the news report and bring up the timestamp. the moment the Belter kid went through the Ring,- Yeah.
Kuşaklı çocuğun Halkadan geçtiği ana ait haber bültenlerini bana gösterip… zaman bilgisini söylesene.- Evet.
It looks upon this terrible and miraculous moment, and they see it as an opportunity to revisit… That Belter girl made food.
Şu Kuşaklı kız yemek pişirmiş. Bunu müthiş, olağanüstü an olarak kabul edip… eski sorunları yeniden değerlendirmek.
off of Ceres by a Belter strike team.
Hayır. Cortazar, Kemerli bir vurucu ekip tarafından Kaynaklarıma göre.
to go play Belter, Holden doing… I have no clue what Holden is doing.
sihirli kapılar… Naomi Kuşaklıyı oynamak için çekip gidiyor, Holdenın yaptığı… Anlıyorum.
To go play Belter, Holden doing… Alien shit,
Holdenın ne yaptığını hiç bilmiyorum. Uzaylı saçmalığı, sihirli kapılar… Naomi Kuşaklıyı oynamak için çekip gidiyor,
Ever since I found you, broken, looking for redemption under a Belter knife, I have tried to teach you the Belter way.
Seni çökmüş bir vaziyette… Kuşaklı bıçağı altında kurtuluşu ararken bulduğumdan beri… Kuşaklı tarzını öğretmeye çalıştım.
Belter food.
Kuşaklı yemeği.
Results: 194, Time: 0.0437

Top dictionary queries

English - Turkish