BLACKBIRD in Turkish translation

['blækb3ːd]
['blækb3ːd]
blackbird
karatavuk
blackbird
karakuş
blackbird
kara kuş
blackbird
black bird
siyah kuş
the black bird
blackbird

Examples of using Blackbird in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Yes. Code name: Blackbird.
Kod adı: Blackbird.- Evet.
Bully Hayes. Blackbird. Hayes.
Karatavuk. Bully Hayes! Hayes.
What if the Blackbird mine was on the east coast of Africa not west?
Ya Blackbird madeni, Afrikanın batı kıyısında değil de doğudaysa?
Five minutes. Blackbird first, then the two Pigeons.
Beş dakika kaldı. Önce Karakuş sonra da iki güvercin.
Bye Bye Blackbird reminds you of your sweetheart, eh?
Hoşça kal Karatavuk sana sevgilini hatırlatıyor değil mi?
Mrs. Blackbird, we're gonna need to ask you a few questions.
Bayan Blackbird, size birkaç soru sormamız lazım.
Blackbird first, then the two Pigeons. Five minutes.
Beş dakika kaldı. Önce Karakuş sonra da iki güvercin.
Hey, the blackbird led to me.
Hey, karatavuk bana yol gösterdi.
Sue Lynn Blackbird still doesn't love you. Let me guess.
Tahmin edeyim; Sue Lynn Blackbird seni hâlâ sevmiyor. Yetmezmiş.
Let me guess. Sue Lynn Blackbird still doesn't love you.
Tahmin edeyim; Sue Lynn Blackbird seni hâlâ sevmiyor. Yetmezmiş.
Blackbird. I want to talk to you about it.
Seninle bunun hakkında konuşmak istiyorum. Karatavuk.
In the meantime, I'm gonna need that blackbird file.
Bu arada, o blackbird dosyasını alayım.
I want to talk to you about it. Blackbird.
Seninle bunun hakkında konuşmak istiyorum. Karatavuk.
Green finch and linnet bird Nightingale, blackbird.
İspinoz kuşu, ketenkuşu Bülbül, karatavuk.
And that Wolverine guy and the Blackbird were gone, just like you said.
Ve şu Wolverine denen adam ve Blackbird gittiler, tam söylediğiniz gibi.
Nightingale, blackbird Teach me how to sing.
Şarkı söylemeyi öğretin İspinoz kuşu, ketenkuşu Bülbül, karatavuk.
Blackbird. What's going on underneath that dark, dark shell of yours?
O karanlığın, karanlık kabuğunun altında ne yatıyor?- Karatavuk.
You need to find Blackbird.
Karatavuğu bulmak zorundasın.
We got intel that Blackbird is staying in room 309.
Karatavuğun 309 numaralı odada kaldığına dair istihbarat aldık.
I heard the blackbird sing.
Karatavuğun öttüğünü duydum.
Results: 138, Time: 0.0615

Top dictionary queries

English - Turkish