BLINDFOLD in Turkish translation

['blaindfəʊld]
['blaindfəʊld]
gözbağı
blindfold
gözümü bağlamayın
gözümü bağlamana
göz bandını
göz bağı
gözbağını
blindfold
gözbağım
blindfold
göz bağınızı

Examples of using Blindfold in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
I don't even need a blindfold. Shoot.
Gözümü bağlamana bile gerek yok. Vur.
Put on the blindfold.
Blindfold. Antlers. Mask.
Göz bağı boynuzlar, maskeler.
Put the blindfold on Take him away.
Gözbağını tak. Götür şunu.
And blindfold.
Put on a blindfold.
Göz bağını tak.
Blindfold's on. I'm sorry, Otto.
Gözbağı takıldı. Üzgünüm, Otto.
Have you wanted me to wear a blindfold all these years?
Bunca yıl boyunca göz bağı mı takmamı istiyordun?
You took the blindfold, remember?
Gözbağını sen aldın, hatırladın mı?
You know, Shaolin monks train blindfold.
Biliyor musun Shaolin rahipleri gözleri bağlı çalışma yaparlarmış.
And look at this case without prejudice. I ask Colombia to wear the blindfold of justice.
Kolombiyadan adaletin göz bağını takıp bu davaya ön yargısız bakmasını istiyorum.
No blindfold or anything?
Gözbağı falan yok mu?
Not a blindfold as such.
Tam olarak göz bağı sayılmaz.
Will be arrested by the authorities. Anyone taking off their blindfold.
Gözbağını çıkaran herkes yetkililer tarafından tutuklanacak.
Oh, right; the blindfold.
Ah, gözleri bağlı.
Next time, only one of us wears the blindfold.
Gelecek sefer sadece birimiz gözbağı taksın.
I will take off the blindfold.
eğer yersen göz bağını çıkarırım.
What's this?- Satin blindfold.
Saten göz bağı. -Bu nedir?
All right. Put on that blindfold.
Tak şu gözbağını. Pekala.
It's… Blindfold.
Bu gözbağı.
Results: 188, Time: 0.0532

Top dictionary queries

English - Turkish