BRANDON in Turkish translation

Examples of using Brandon in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
To me, the part that seems forced is Marianne ending up with Colonel Brandon.
Bana göre zorlama olan kısım, Mariannein Albay Brandona kalması.
You wanted Brandon to have a choice. He does.
Brandondan seçim yapmasını istedin o da yapıyor.
You know, now that Brandon's moving in with his Dad.
Anlarsın ya, Brandonda babasının yanına taşınıyor.
I overheard them and Brandon fighting.
Brandonla kavga ederlerken onları duydum.
He was going out to meet his friend Brandon.
Arkadaşı Brandonla buluşmak için dışarıya çıkmıştı.
I would be taking you and Brandon down with me.
Brandonla seni kendimle birlikte batırırım.
All you and Brandon did was help me take her back.
Brandonla sen sadece onu almama yardım ettiniz.
Keep your hands off Brandon.
Brandondan uzak dur.
Wait, are you talking about Brandon?
Durun, Brandondan mı bahsediyorsunuz?
Better than Bargain Brandon.
Bargain Brandondan daha iyiyim.
Way better than Bargain Brandon.
Bargain Brandondan çok daha iyi.
I don't like you and Brandon having cereal every morning.
Brandonla senin her sabah gevrek yemenizi sevmiyorum.
I had a very interesting conversation with Brandon this afternoon.
Brandonla, öğleden sonra çok enteresan bir konuşma yaptık.
I hope Brandon and Lou dating doesn't ruin everything.
Umarım Brandonla Lounun çıkıyor olması her şeyi mahvetmez.
Brandon and Lou are dating?
Brandonla Lou çıkıyorlar mı?
Are we talking about Brandon?
Brandondan mı bahsediyoruz?
Sweaty. Oh… You like brandon.
Brandondan hoşlanıyorsun. Terliyim.
JHR. I got this from Brandon.
Bunu Brandondan aldım. JHR.
Brandon and I haven't even discussed kids since before we were married.
Brandonla bekârlığımızdan beri çocuk sahibi olmayı konuşmadık.
So we still haven't talked about what happened with Brandon this afternoon.
Bu öylen Brandonla ne… olduğuyla ilgili konuşmadık hala.
Results: 2672, Time: 0.0361

Top dictionary queries

English - Turkish