BUCKWHEAT in Turkish translation

['bʌkwiːt]
['bʌkwiːt]
karabuğday
buckwheat
kasha
buckwheat
buğday
wheat
grain
corn
wheatgrass
karabuğdayım
buckwheat
kasha
karabuğdaylı
buckwheat
kasha

Examples of using Buckwheat in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Strip. i got the buckwheat.
Ben kara buğday aldım İniş Şeridi.
They make good buckwheat noodles.
Kara buğday erişteleri çok iyi.
Eat buckwheat pancakes? Never what?
Asla ne?- Kara buğdaylı krep yemez misin?
Never what? Eat buckwheat pancakes?
Asla ne?- Kara buğdaylı krep yemez misin?
Never what? Eat buckwheat pancakes?
Kara buğdaylı krep yemez misin?- Asla ne?
Eat buckwheat pancakes? Never what?
Kara buğdaylı krep yemez misin?- Asla ne?
Yeah, and, uh, buckwheat and sunflowers.
Evet, kara buğday ve ayçiçeği de.
We had a hooker living next door called Buckwheat Bertha who would.
Yanda yaşayan bir fahişe vardı adı Karabaş Bertha.
Herb tea… It's perfect. Flowers… Buckwheat, salad.
Çiçek,,, Bitki çayı,,, Kavurma, salata,,.
wheat, buckwheat, rye, potatoes,
buğday, karabuğday, çavdar, patates,
But, that buckwheat pancake you made and how you bothered me and conversed with me.
Ama yaptığın o karabuğday gözlemesi ve beni rahatsız edip durman, benimle konuşman.
Bud, how can you put a worth on the life of a man like Uncle Buckwheat?
Bud, bir insanın hayatına paha biçilmez. Hele de Buckwheat amca gibisinin?
Vera:"Rice, buckwheat, carrots, tomatoes,
Vera:'' Pirinç, buğday, havuç,
In exchange for forfeiting nuclear weapons program, North Korea have received genetically modified buckwheat seeds.
Kuzey Kore, nükleer programını rafa kaldırma karşılığında genetiği değiştirilmiş karabuğday tohumlarını aldı.
you can use things like buckwheat husks or oat hulls.
Kuzey Amerikada iseniz, karabuğday kabuğu veya yulaf gövdesi kullanabilirsiniz.
Buckwheat… we're gonna keep the Retrieval Squad away, and you're gonna keep your hands?
Karabuğdayım… Kurtarma Filosunu uzaklaştıracağız, sen de ellerini Aerynin eşyalarından çekeceksin Bu açık mı?
And here's the lady who's gonna teach us How to make her traditional buckwheat pancakes.
Ve işte, bize geleneksel karabuğdaylı gözlemesinin nasıl yapıldığını öğretecek olan hanım.
you're gonna keep your hands… off Aeryn's stuff Buckwheat.
sen de ellerini Aerynin eşyalarından çekeceksin Karabuğdayım.
How to make her traditional buckwheat pancakes… Bree Van De Kamp. And here's the lady who's gonna teach us.
Ve işte, bize geleneksel karabuğdaylı gözlemesinin nasıl yapıldığını öğretecek olan hanım.
rocky road, buckwheat.
çikolatalı, karabuğdaylı çeşitleri var.
Results: 62, Time: 0.063

Top dictionary queries

English - Turkish