BUNK BED in Turkish translation

[bʌŋk bed]
[bʌŋk bed]
ranza
bunk
berth
ranzada
bunk
berth
ranzayı
bunk
berth
ranzanın
bunk
berth

Examples of using Bunk bed in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
You had a bunk bed.
Bir ranzan vardı.
I mean, I want to get out of that bunk bed.
Yani o ranzadan kurtulmak istiyorum.
We will never share a bunk bed.
Asla ranza yatağı paylaşmayacağız.
And I had a bunk bed with a pull-down tv.
Ranza yatağım ve portatif televizyon bile vardı.
And the pillow has a hot date with a bunk bed.
Yastığın da bir ranzayla ateşli bir randevusu varmış.
I don't divide my room.- Bunk bed?
Ranza mı?- Ben odamı paylaşmam ki?
Right now, we have a bunk bed.
Şu anda ranzalı yatağın var.
Right now you have a bunk bed.
Şu anda ranzalı yatağın var.
Right now, we have a bunk bed.
Ama şimdilik bir ranzamız var.
Right now you have a bunk bed.
Ama şimdilik bir ranzamız var.
Why do you need a bunk bed?
Neden bir ranzaya ihtiyacın var?
I shared a bunk bed with a 97-year-old till I was 22.
Yaşıma kadar 97 yaşında bir ihtiyarla aynı ranzayı paylaştım.
For you and Debbie? Okay, uh, so maybe I could get a bunk bed.
Pekâlâ sen ve Debbie için bir ranza alırım.
Okay, uh, so maybe I could get a bunk bed for you and Debbie?
Pekâlâ sen ve Debbie için bir ranza alırım?
Okay, I will have my coffin put on top of yours, like a bunk bed.
Peki, benim tabutum da seninkinin üzerinde olur, tıpkı ranza gibi.
Yeah, I got to say, that kid did a good job of giving birth on a bunk bed.
Evet, o çocuk ranzada doğum yaparak harika bir iş çıkardı.
They would since been trying to avoid each other, which was difficult considering they shared a bunk bed.
Birbirlerinden saklanmaya çalışıyorlardı. Aynı ranzayı paylaştıkları göz önüne alınınca bu baya zor bir şeydi.
The last thing I need is another conversation about why she shouldn't have to spend her golden years in a bunk bed.
Şu anda en son istediğim şey, altın yıllarını neden ranzada geçirdiği konusunda yapılacak bir konuşma.
And on one side of the bunk bed, I had put out all of my G.I. Joe soldiers and weaponry.
Ve ranzamın bir tarafına tüm G.I. Joe askerlerimi ve silahları yerleştirmiştim.
You're in a bunk bed.
Bir ranzada mıyım?
Results: 265, Time: 0.0361

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish