CANALS in Turkish translation

[kə'nælz]
[kə'nælz]
kanallar
channel
canal
network
station
conduit
duct
TV
kanalları
channel
canal
network
station
conduit
duct
TV
kanal
channel
canal
network
station
conduit
duct
TV
kanallardan
channel
canal
network
station
conduit
duct
TV

Examples of using Canals in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
To get away from these canals, which go nowhere but back on themselves.
Şehirden çıkmak bana iyi gelecek… hiçbir yere gitmeyen… bu kanallardan uzaklaşmak.
No. No canals, no oceans, no rivers.
Kanal yok, okyanus yok, nehir yok. Hayır.
the ear canals are destroyed. Take a look.
kulak kanalları harap olmuş.
The system is composed of canals connecting numerous tube feet.
Sistem çok sayıda tüp ayağı birbirine bağlayan kanallardan oluşur.
No canals, no oceans, no rivers. No.
Kanal yok, okyanus yok, nehir yok. Hayır.
I said I would come on the barge but the canals will have VX in them now.
Sal gezintisine gelebilirim demiştim fakat şimdiye kadar kanal VX ile dolmuştur.
Lots and lots of canals.
Bir sürü kanal.
He wrote that only a race of madmen… would build canals under such conditions.
Ancak bir deliler ırkı bu şartlar altında kanal inşa ederdi.
We see many impact craters… but we find no canals.
Birçok çarpışma krateri görüyoruz… ancak hiç kanal bulamıyoruz… bir tane bile.
There are more than 165 canals.
Ten fazla kanal vardır.
I'm curious. Canals.
Merak ediyorum. Kanal.
Except for the canals drying up.
Tabii kanalın kuruması dışında.
Your ear canals appear to be getting infected.
Kulak kanallarında iltihap görünüyor.
You can practically smell the canals.
Kanalların kokusunu bile alabiliyorum.
You mean these are part of the canals of Mars?
Bunların Marstaki kanalların parçaları olduğunu mu kastediyorsun?
small basins canals which intersect lush rice fields and orchards.
küçük havzalar kanallarla bölünmüştü geniş pirinç tarlaları ve bahçeler vardı.
Not to wander but to ply the canals all day.
Dolaşmayız kanallarda bütün gün sefil sefil.
So I'm thinking, he needs a vessel that can navigate canals in Birmingham.
Yani Birminghamdaki kanallarda dolaşmak için bence büyük bir tekneye ihtiyacı var.
Tosia, have you found an entrance to the sewer canals?- Not yet?
Tosia, kanalizasyon kanallarına giriş bulabildin mi?
This country's in dire need of some decent roads, canals… a national university.
Bu ülkenin düzgün yollara, kanallara ulusal bir üniversiteye ihtiyacı var.
Results: 237, Time: 0.0444

Top dictionary queries

English - Turkish