CARBON in Turkish translation

['kɑːbən]
['kɑːbən]
karbon
carbon
karbonla
karbonu
carbon
karbonun
carbon
karbona
carbon
carbona

Examples of using Carbon in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Have you spoken to anyone at Quad Carbon?
Quad- Carbonda herhangi biriyle konuştunuz mu?
Take my carbon and run around looking like me?
Benim karbonumu alıp, ortalıkta benim görüntümle dolaşmak?
Highly conductive. Skin's carbon.
Teni karbondan. Yüksek iletken.
Skin's carbon. Highly conductive.
Teni karbondan. Yüksek iletken.
To make into trunks and leaves. The greenery uses carbon from the air.
Yeşillik havadaki karbondan gövdeler ve yapraklar yapar.
Spoken to anyone at Quad Carbon? Last night?
Dün gece. Quad- Carbonda herhangi biriyle konuştunuz mu?
It is a crystalline composite of silicon, beryllium, carbon 70 and.
Silikon, berilyum, karbondan oluşan kristalize bir bileşim,% 70i.
Graphene is a substance made from pure carbon.
Grafen saf karbondan yapılmış bir maddedir.
There's nothing but gases and carbon compounds and you're wasting your time!
Gaz ve karbondan başka bir şey yok. Vaktini boşa harcıyorsun!
Thanks to them, the carbon drained from the atmosphere and other life forms could develop.
Onların sayesinde atmosfer karbondan arındı ve diğer yaşam formları gelişebildi.
The negative electrode is usually made of carbon.
Negatif elektrot genellikle karbondan yapılır.
Swearing, chocolate, carbon emissions.
Küfür etmek, çikolata, karbonlu şeyler.
The phosphate groups bind to the 5' carbon of the sugar.
Fosfat grubu şekerin 5 karbonuna bağlıdır.
Coal consists mostly of carbon.
Kömür çoğunlukla karbondan oluşur.
I think, carbon.
Sanırım karbondan.
Powered carbon.
Zenginleştirilmiş karbondan.
A backbone of carbon.
Bel kemiği karbondur.
It's basically carbon.
Resmen karbonlaşmış.
So for example, carbon, we know, has 6 protons.
Örnek olarak biliyoruz ki karbonda 6 proton var.
Highly conductive. Skin's carbon.
Yüksek iletken. Teni karbondan.
Results: 2459, Time: 0.0494

Top dictionary queries

English - Turkish