CAVIAR in Turkish translation

['kæviɑːr]
['kæviɑːr]
havyar
caviar
beluga
roe
havyarı
caviar
beluga
roe
havyarla
caviar
beluga
roe
havyarın
caviar
beluga
roe

Examples of using Caviar in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Behind the caviar, the truffles, and my date with Scarlett Johansson.
Havyarların, trüf mantarlarının ve Scarlett Johanson ile randevumun hemen ardında.
I will have the caviar blinis.
Ben havyarlı krep alacağım.
We feature beluga caviar… succulent oysters, and champagne.
Beluga havyarımız… sulu istiridyelerimiz, ve şampanyamız var.
I never say no to champagne, or caviar.
Şampanya ya da havyara asla hayır diyemem.
I have no caviar. I have oat bran.
Havyarım yok ama kepekli yulafım var.
Her pups are happy enough with caviar.
Yavrularıysa havyardan yeterince memnunlar.
I do the crepes caviar.
Ben havyarlı krepleri yaptım.
Do you have any caviar?
Havyarınız var mı?
Waiting for our caviar Listen.
Havyarımız için bekliyor Dinle.
Send up a couple of caviar sandwiches and some beer.
Buraya iki havyarlı sandviç ve bira gönderin.
I told her to stay away from the caviar.
Ona havyardan uzak durmasını söyledim.
If the caviar were real- She would be real.
Havyarların hakiki olmadığına bakılırsa… onun da olmadığı açık.
And I think I will take a caviar sandwich.
Bir de havyarlı sandviç istiyorum.
He loves caviar so much.
O, havyara bayılır. Ben de şaşırıyorum.
We have caviar, too.
Havyarımız da var.
We have caviar.
Havyarımız var.
Try some caviar.
Biraz havyardan tadın.
There's a caviar omelette on here,
Burada havyarlı omlet var
I'm talking champagne and caviar, not Thai food.
Ben şampanya ve havyardan bahsediyorum, Tayland yemeğinden değil.
If the caviar were real.
Havyarların hakiki olmadığına bakılırsa.
Results: 927, Time: 0.0637

Top dictionary queries

English - Turkish