CHADWICK in Turkish translation

chadwickin
chadwicki
chadwicke

Examples of using Chadwick in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
When Chadwick left the Cavendish Laboratory for the University of Liverpool in 1935, Oliphant and Ellis both replaced
Chadwick 1935 yılında Cavendish Laboratuvarını Liverpool Üniversitesi için bıraktığı zaman Oliphant
Um… my great-grandfather Harry Chadwick used to live in this house years ago, so I was checking it out.
Büyük büyük babam Harry Chadwick yıllar önce bu evde yaşıyormuş bir bakayım demiştim ben de.
In fact, this was a prediction of the existence of the neutron, made two years before James Chadwick discovered this particle.
Aslında bu James Chadwickin bu parçacığı bulmasından iki yıl önce, neutronun varlığının öngörülmesi anlamı taşımaktadır.
When James Chadwick discovered a much more massive nuclear particle in 1932
Ancak 1932de James Chadwick kütlesi daha büyük olan bir parçacık keşfedip o
When he returned to Berkeley, Lawrence mobilized his team to go painstakingly over the results to gather enough evidence to convince Chadwick.
Berkeleye döndüğüne Lawrence, Chadwicki ikna etmek amaçlı topladıkları sonuçlardan titizlikle yeterli kanıt aramak için takımını seferber etti.
When comes the beauty from Caribee,"she spends her time in Port of Spain,"watching foul flies roost in the spice tree under which Sir Chadwick prays on bended knee.
O güzel kadın Karayiplerden geldiğinde zamanını İspanya limanında, altında Sör Chadwickin dizlerinin üzerinde dua ettiği baharat ağacında uçan pis sinekleri izleyerek geçirirdi.
Bohr was warmly received by James Chadwick and Sir John Anderson,
Bohr, James Chadwick ve Sir John Anderson tarafından sıcak bir şekilde karşılandı
Fermi remembered that Joliot-Curie and Chadwick had noted that paraffin wax was effective at slowing neutrons, so he decided to try that.
Fermi Joliot-Curie ve Chadwickin parafin mumunun nötronları yavaşlattığını söylediğini hatırladı ve bunu denemeye karar verdi.
Even her duties as a governess… did not prevent twice-widowed Miriam Chadwick… from chasing after another possible husband.
Mürebbiyelik görevleri bile… iki kez dul kalan Miriam Chadwicki… başka bir koca aramaktan alıkoymadı.
In 1932, James Chadwick discovered an uncharged particle of approximately the mass as the proton, which he called the neutron.
De James Chadwick, nötron dediği proton olarak yaklaşık kütlenin yüklenmemiş bir parçasını keşfetti.
He ran into withering skepticism from the Cavendish Laboratory's James Chadwick, the physicist who had discovered the neutron in 1932,
Lawrence Cavendish Laboratuvarından James Chadwickin, 1932 yılında nötronu keşfetmiş olan fizikçi,
I mean Mrs Chadwick wouldn't let go of Ms Bremner's hands and they stood there in the middle of ITU.
Yani Bayan Chadwick Bayan Bremnerın elini bırakmadı ve yoğun bakımın ortasında öylece durdular.
Miss Chadwick will preserve Meadowbank in aspic… if she could, and I think that
Ama Bayan Chadwickin elinde olsa Meadowbankı çok tutucu bir yer yapar
Fermi decided to switch to experimental physics, using the neutron, which James Chadwick had discovered in 1932.
Fermi deneysel fiziğe geçmeye karar verdi ve James Chadwickin 1932de keşfettiği nötronu kullanmaya başladı.
You are here and now condemned for the murder of Bill Chadwick.
Sen buradasın ve şimdi Bill Chadwickin öldürülmesi için kınandı.
James Chadwick discovered a much more massive nuclear particle in 1932
Ancak 1932de James Chadwick kütlesi daha büyük olan bir parçacık keşfedip o
Chadwick was building a particle accelerator called a"cyclotron" to study fundamental nuclear reactions, and Rotblat wanted to build a similar machine in Warsaw.
Chadwick, temel nükleer reaksiyonları incelemek için'' siklotron'' adlı bir parçacık hızlandırıcısı inşa etti ve Rotblatta Varşovada benzer bir makine inşa etmek istedi.
Last night, at midnight, my beloved husband, Calvin Chadwick, along with several of his colleagues… Perished at sea.
Dün gece, gece yarısında sevgili eşim Calvin Chadwick birkaç iş arkadaşıyla beraber denizde can verdi.
With the owner of Isodyne Energy, Calvin Chadwick. she had a very close relationship Let's just say that.
Şöyle söyleyeyim, Isodyne Enerjinin sahibi… Calvin Chadwick ile çok yakın bir ilişkisi vardı.
Let's just say that… She had a very close relationship with the owner of Isodyne Energy… Calvin Chadwick.
Şöyle söyleyeyim, Isodyne Enerjinin sahibi Calvin Chadwick ile çok yakın bir ilişkisi vardı.
Results: 256, Time: 0.0372

Top dictionary queries

English - Turkish