CHADWICK in English translation

Examples of using Chadwick in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Chadwicke akşam yemeğine dönerim demiştim.
I told Chadwick I would be back for dinner.
Sör James Chadwickin yanı sıra, Başbakan Yardımcısı Atly de burada olacak.
Deputy Prime Minister Atly, as well as Sir James Chadwick.
Sör James Chadwickin yanı sıra, Başbakan Yardımcısı Atly de burada olacak.
Deputy Prime Minister Attlee as well as Sir James Chadwick.
Çünkü Calvin Chadwickin akşamını mahvetme fırsatını kaçırmazdı.
To ruin this evening for Calvin Chadwick. Because she wouldn't miss an opportunity.
Calvin Chadwicke. Bay Chadwickin bu akşam Santa Anitada at yarışı varmış.
Calvin Chadwick. Mr Chadwick owns a horse racing this afternoon at Santa Anita.
Chadwicki ara ve şöyle de: Bernstein negatiflerini alana kadar gitmeyecekmiş.
Call Chadwick and tell him Bernstein's not leavin' until he gets his plates back.
Chadwicki bulduktan sonra o atın üzerine oynarsın benim için.
Place a bet for me after you find Chadwick.
Dr Springer, Dr Wilsona söyleyin Mr Chadwicke önlük getirsin.
Dr Springer, tell Dr Wilson to fetch Mr Chadwick some scrubs.
O zaman muhasebecimiz Ben Chadwicki tanıyorsunuzdur.
So you know our… account man, Ben Chadwick.
milletvekili adayı Calvin Chadwickin karısı oluyor.
owner of Isodyne Energy. And wife of Calvin Chadwick.
Evet, seni o zaman fark ettim. Chadwickle beraber?
With Chadwick? Yeah, that's when I spotted ya?
Evet, seni o zaman fark ettim. Chadwickle beraber?
Yeah, that's when i spotted ya. with chadwick?
Chadwickin güçlü bir dost olacağını söylemiştim.
I told you Chadwick would be a powerful friend.
Benimle Chadwickte buluş, gelirken para getir.
Meet me at the Chadwick. I'm poolside. Bring cash.
Aslında bu James Chadwickin bu parçacığı bulmasından iki yıl önce, neutronun varlığının öngörülmesi anlamı taşımaktadır.
In fact, this was a prediction of the existence of the neutron, made two years before James Chadwick discovered this particle.
Berkeleye döndüğüne Lawrence, Chadwicki ikna etmek amaçlı topladıkları sonuçlardan titizlikle yeterli kanıt aramak için takımını seferber etti.
When he returned to Berkeley, Lawrence mobilized his team to go painstakingly over the results to gather enough evidence to convince Chadwick.
O güzel kadın Karayiplerden geldiğinde zamanını İspanya limanında, altında Sör Chadwickin dizlerinin üzerinde dua ettiği baharat ağacında uçan pis sinekleri izleyerek geçirirdi.
When comes the beauty from Caribee,"she spends her time in Port of Spain,"watching foul flies roost in the spice tree under which Sir Chadwick prays on bended knee.
Fermi Joliot-Curie ve Chadwickin parafin mumunun nötronları yavaşlattığını söylediğini hatırladı ve bunu denemeye karar verdi.
Fermi remembered that Joliot-Curie and Chadwick had noted that paraffin wax was effective at slowing neutrons, so he decided to try that.
Lawrence Cavendish Laboratuvarından James Chadwickin, 1932 yılında nötronu keşfetmiş olan fizikçi,
He ran into withering skepticism from the Cavendish Laboratory's James Chadwick, the physicist who had discovered the neutron in 1932,
Ama Bayan Chadwickin elinde olsa Meadowbankı çok tutucu bir yer yapar
Miss Chadwick will preserve Meadowbank in aspic… if she could, and I think that
Results: 219, Time: 0.0311

Top dictionary queries

Turkish - English