CHALKY in Turkish translation

['tʃɔːki]
['tʃɔːki]
CHALKY
kireçli
lime
chalk
limestone
tebeşir gibi
like chalk
chalky

Examples of using Chalky in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Hey, Chalky! Hold the bike.
Hey, Ohalky! Motoru tut.
Find Chalky and place him under arrest for his own safety.
Chalkyi bul ve kendi güvenliği için onu tutukla.
Chalk, chalky clay.
Tebeşir, tebeşirimsi kil.
Now the light is changed, and it's chalky white.
Işık değişti ve tebeşir beyazı oldu.
You know, Trish, I think this break will really help you get over Chalky Heads breaking up.
Biliyor musun Trish, bence bu tatil Chalky Headsin dağılmasını atlatman konusunda sana yardımcı olacak.
Unlike their hard coral cousins, they don't have a chalky skeleton and they thrive at depths where the light is less intense,
Kuzenleri olan sert mercanların aksine kireçli iskeletleri yok ve ışığın daha az olduğu derinliklerde serpiliyorlar sekiz
You telling me fine high yaller bitch by his side dressed up like ol' zip coon, walking around this earth be a moke and he called Chalky White?
Şimdi sen yanında fıstık gibi… beyaz bir kaltakla dolaşan… monşer kılıklı zencinin… Chalky White olduğunu mu söylüyorsun bana?
With those hideous spangles, saw her walking in the village and those eyes like a cobra's eyes. that chalky painted face,
Kasabada, o iğrenç payetlerle yürüyüşünü gördüm,… tebeşir gibi boyanmış yüzünü…
That chalky painted face, At last I saw her, with those hideous spangles,
Kasabada, o iğrenç payetlerle yürüyüşünü gördüm,… tebeşir gibi boyanmış yüzünü…
At last I saw her, saw her walking in the village that chalky painted face,
Kasabada, o iğrenç payetlerle yürüyüşünü gördüm,… tebeşir gibi boyanmış yüzünü…
Saw her walking in the village with those hideous spangles… that chalky painted face…
Kasabada, o iğrenç payetlerle yürüyüşünü gördüm,… tebeşir gibi boyanmış yüzünü…
They wanted their dough, which I didn't have, so they got the idea to put Chalky out of business.
Paralarını istediler, bende yoktu onlar da Chalkynin işini bitirmeyi düşündüler.
I told chalky and puff puff
Barda Tebeşire ve Puf Pufa sorunumu
WE COULD BE HERE WEEKS DRINKING THIS, ALL OF US GETTING THAT CHALKY AFTERTASTE.
Haftalarca burada bunu içebiliriz, hepimizin ağzı kireç tadında olacak.
Chalky, enough.
Chalky, yeter.
Chalky, come on.
Chalky, hadi.
Chalky, be patient.
Chalky, sabırlı ol.
Chalky will love that.
Chalky buna bayılır.
What about Chalky?
Chalkye ne olacak?
Chalky white's taking over.
Chalky White devralıyor.
Results: 141, Time: 0.0447

Top dictionary queries

English - Turkish